YAZMAK DELİLİKTİR

YAZMAK DELİLİKTİR

Bugünlerde evden sadece kitap almak için çıktığımızda, sıcacık , ana kucağı gibi samimi olan sahaflarda , kitapçılarda maalesef bulunduğu ortamla pek de uyuşmayan , samimi olmayan kağıt parçaları var rafları kirleten.

Günümüzde iki kelimeyi bir araya getirdiği için kendini yazar olarak atfeden birtakım arkadaşlarımız bulunmakta. Evet, onlar yazı yazıyor! Lakin bize seslenemiyor, içimizde bir şeyleri harekete geçirmiyorlar. Sadece yazı yazmakla yetinip anlamlarını katmıyorlar. Özdemir Asaf’ın yazdığı gibi: “Bir kelimeye bin anlam yüklediğim zaman sana sesleneceğim.”

Yazmak bir parça delilik ister. Yeni YAZAN arkadaşlar deli değiller. Henüz yayımlanan kitaplarının konusu hep aynı. Hikayeler hep aynı hikaye olmasın, onları biz aynı yapıyoruz.

Okuduğum kitapta pelikanlar ile ilgili şaşırtıcı bir bilgi öğrendim. Onlar açlıktan ölmesin diye yavrularını , kendi etlerinden bir parça koparıp beslerlermiş. Sevgili yazı yazan arkadaşlar, hiç değilse pelikan olalım öyle değil mi? Okurlarımıza, çocuklarımız olan kelimelere kendimizden bir şeyler; mümkünse etimizi , emeğimizi katalım. Çünkü yazmak bir parça risktir. Öyle çalakalem yapılacak basit bir iş değildir. Bir günde yazılmış gibi olan yazılar görüyoruz her yerde. Deli olmayan arkadaşlar, bugün o yazıları yazdınız , yarın okunmasını bekliyorsunuz. Sözüm ona YARIN DİYE BİR ŞEY YOKTUR. Çünkü bana göre yazınsal ürünler sadece okunmamalı , yaşanmalı, hissedilebilmeli. Yazmak çok okumaktır. Risk almaktır. Yazmak emektir. Ama yazmak en çokta DELİLİKTİR.

8

Yorum Yok

Yorum Yaz