Yazarist Serçe

Yazarist Serçe

Şehirden çok uzak bir orman varmış. Bu ormanda hayvanlar iş birliği içinde yaşarmış. Kimse kimsenin avı olmuyormuş. Herkes birbirine saygı duyuyor, yardım ediyormuş. İnsanlar pek uğramadığı için mis gibi havası hiç bozulmuyormuş bu ormanın.  Ağaçların gövdesi gökkuşağına ev sahipliği yapıyor gibiymiş. Bu ormanın adı ‘Şen Orman’ imiş. Şen Orman’da yaşayan Yazarist olarak bilinen bir serçe varmış. Yazarist Serçe kimsecikleri yanına koymazmış. Yanına gelen diğer serçelerin yanında pek konuşmazmış. Sessiz, sakin olarak bilinen bu serçenin yazdıklarını kimse bilmezmiş. Yazarist Serçe, yazdıklarına gülerler, dalga geçerler diye korkuyormuş.

Yazarist Serçe’nin yanına bir gün bir serçe gelmiş. Kendisini tanıtmış.

-Merhaba, benim adım Beyaz, göç esnasında buradan geçiyordum. Dinlenmek için bir yer ararken sizi gördüm. Gelip hem dinlenmek hem de sohbet etmek istedim.

Yazarist Serçe kuru bir ‘Hoş geldin.’ ifadesini kullanmış. Beyaz Serçe sorular soruyormuş. Bizim serçe kısa cevaplarla karşı tarafı tatmin etmeye çalışır halde konuşmaya devam etmiş. Beyaz Serçe, Yazarist Serçe’nin bir şeyler yazdığını öğrenmiş lakin ne yazdığını öğrenememiş. Beyaz Serçe yardımcı olabileceğini söylese de bizim serçe oralı olmamış. Beyaz Serçe vedalaşıp uçmuş.

Günün birinde Şen Orman’a gelen yabancı kedilerden biri Yazarist Serçe’nin defterini çalmış. Yazarist Serçe onların peşinden uçuyormuş. Kediler arasında defteri birbirlerine atıp eğleniyorlarmış. O sıra da Beyaz Serçe, Yazarist Serçeye seslenmiş.

-Nereye acele acele uçuşturuyorsun kanatlarını Yazarist?

Yazarist Serçe kedileri takip ettiğinden Beyaz Serçeyi duymamış. Beyaz Serçe hızlıca yanaşmış, olanları hemen anlamış. Gidip arkadaşlarını çağırmış. El birliği ile kedilerin üzerine ağ atmışlar, onları yakalamışlar. Aslan gelip onları bu ormandan sınır dışı etmiş. Misafir olarak alınan ormanda hata yaparak gitmiş kediler.

Yazarist Serçe yazdıklarını bu orman halkı ile paylaşmayı düşünmüş. Defteri yırtılabilirdi veya suya atılabilirdi. Artık arkadaşları ile konuşmalı imiş. Herkese haber göndermiş. Tüm orman halkının önüne gelmiş ve başlamış konuşmaya bizim serçe.

-Merhaba arkadaşlar, bu zamana kadar bana Yazarist Serçe deyip durdunuz. Evet, ben yazı yazıyorum lakin sizlerle paylaşmaya utandım. Bu kedi olayı beni etkiledi. Defterimin başına bir şey gelecek diye korktum. Bu defterde bu ormanı daha neşeli hala getirebilecek bilmeceler, tekerlemeler, maniler yer alıyor. Ben size yazdım bu defteri, bu ormana armağan ediyorum. 

Serçe’nin konuşması alkışlanmış. Daha sonra yazılan tekerlemeler, maniler, bilmeceler büyük kağıtlara yazılıp ağaç dallarına asılmış. Tüm orman halkının sanata bakışını değiştiren, eğlenerek öğrenmesine yardımcı olan Yazarist Serçe, Beyaz Serçeye teşekkür etmeyi ihmal etmemiş.

Not: insanların hayatlarına nasıl dokunduğumuzu bilmeden gerçekleştirdiğimiz eylemler tüm canlıları mutlu kılmaktadır.

11

Yorum Yok

Yorum Yaz