TİMUR – 2

(2.BÖLÜM)
“Gökyüzünde nasıl bir tek Allah varsa yeryüzünde de bir tek hükümdar olmalı.”
EMİR TİMUR
Timur’un bu meşhur sözünden de anlaşılacağı gibi onun tek bir gayesi vardı: O da cihan hakimiyetiydi. Bu görüşe sahip olan bir hükümdarın yayılmacı bir politika izlemesi ve buna özellikle çevresindeki Türk yurtlarından başlaması gayet doğaldır. Konu basit: “İlk önce kendi aranda birlik ol sonra da birliğine karşı olan herkese karşı ol.” Türk töresinde var olan bir şeydir bu: Cihan hakimiyeti. Timur da bunun bilincinde olduğu için hayatının son nefesine kadar bu kutsal ilke için yaşadı. Ne acıdır ki o, hep hor görüldü ve hep dışlandı. Ama şu gayet açıktır ki; eğer bir yolda yürürken fütursuzca, bilinçsizce eleştirilere maruz kalıyorsanız biliniz ki doğru yoldasınızdır. Ki günümüz insanlarının tarihimize olan yabancılığını ve kulaktan dolma bilgilerle yorumlar yaptığını göz önünde bulundurursak bu olağan bir şeydir. Velhasıl kelâm bu hamur çok su götürür. Öncelikle yaptığı seferlere değinmeden evvel şu bilgiyi paylaşmakta fayda var. Timur her ne kadar Türkleşmiş bir boya mensup olsa da Cengiz Han’a çok saygı duyuyordu ve bazen ona göre hareket ediyordu. Bazı tarihçilerin iddiasına göre Timur, Cengiz Han yasalarını şeriattan daha üstün tutuyordu. Lakin bunun doğruluk payı ne derecedir, bilinmez. Bu yazının içerisinde pek çok teorik bilgi bulunmaktadır. Sebebini okudukça anlayacaksınız.
Timur başta Harezm(Günümüzde Türkmenistan ve Özbekistan sınırları içinde kalan ve Ceyhun Nehri boyunca uzanan tarihsel bölge.) üzerine seferler düzenlendi. Bunun sebebi ise Cengiz Han’ın ölmeden evvel o sahayı oğulları ve torunları arasında taksim etmesidir. Sonraları orayı Muhammet Sufi ele geçirince Timur, o bölgenin Çağatay ulusuna ait olduğunu bildirmesi üzerine Muhammet Sufi bunu reddetmekle kalmayıp Timur’u aşağılamış bunun üzerine Timur, Harezm’e üç kez farklı zaman dilimlerinde seferler düzenleyerek o bölgeyi himaye altına almıştır.
Sonrasında Timur, Moğollar ve Deşt-i Kıpçak üzerine seferler düzenlemiştir. Çünkü Timur, Harezm üzerine seferler düzenlerken Moğollar sık sık Maveraünnehr bölgesine gelip yağma yapıyorlardı. İlerleyen zamanlarda da o bölgenin en büyük kabilelerinden biri olan Celayirliler ayaklandılar. Bunun üzerine Celayirliler’e katılan Kıpçaklar da ayaklandılar. O zamanlar Celayirliler’in reisi Âdîlşah Behram ve Kıpçaklar’ın reisi Sar Buka Semerkand’a doğru yürüdüler. Fakat Semerkand’ı düşüremedikleri gibi Timur’a boyun eğmemek için kaçtılar. Ancak Celayirli kabilesi bunun cezasını çok ağır ödedi ve kabile dağıtılarak başka beylerin himayesi altına verildi. Timur gün geçtikçe güçleniyordu ama aynı zamanda çevresindeki ülkelerde güçleniyordu ve bunun en yakın örneği Altınorda Devleti’ydi. Altınorda Devleti’nin başındaki Urus Han kardeşi Toy Hoca’nın sürekli ona muhalefet etmesinden dolayı onu öldürtmüş ve Toy Hoca’nın oğlu Toktamış, Timur’a sığınmıştı. Timur da ileride karşısında büyük bir güç görmek istemediği için Toktamış’ı destekleyerek ona sürekli yardım da bulundu. Ama Toktamış tecrübesi olmadığı için 3 kez üst üste sefer yapmasına rağmen Altınorda Devleti’nin başına bir türlü geçememişti. En sonunda son tahta çıkan Melik Oğlan vaktini eğlence ve içki sofralarında geçirmeye başlamıştı. Bunun üzerine yakınları başta olmak üzere herkes ondan yüz çevirmeye başlamıştı. Bunun haberini alan Toktamış hemen Altınorda üzerine sefer düzenlemiş ve sonunda Altınorda Devleti’nin başına geçmiştir. Timur’un Toktamış’a sürekli destek vermesi aslında onun ileri görüşlü bir lider olmasını destekliyor. Çünkü ileride önünde güçlü bir engel bırakmak istemiyordu ve Toktamış’ı da kendi safına çekerek kuzey bölgesini kontrol altına almak istiyordu.
Ardından yönünü Horasan’a çeviren Timur’un bu bölgeye sefer düzenlemesinin sebebi; O bölgedeki farklı beyliklerin birbiriyle sürekli çatışma içerisinde olması ve bir bütünlüğün olmamasıydı. Zaten Timur’un amacı ise bunu sağlamaktı. Amacına da önüne hangi engel çıkarsa çıksın başarmıştı.
Üç Yıllık Sefer (1386-1388):
Horasan’a seferleri sırasında İran’ın durumunu gören Timur, bu ülkeyi istilaya karar vererek, 1386 yılında Semerkand’dan hareket etti.. Timur buradan Azerbaycan’a doğru yöneldi. Çünkü Bağdat’ta bulunan Celâyirli Sultan Ahmed’in Tebriz’e doğru ilerlemekte olduğu haberini almıştı. Bir hafta kadar önce Sultan Ahmed’in, Timur’¬ un Azerbaycan’a gelmekte olduğunu işitince Tebriz’den ayrılıp Bağdat’a dönmesi üzerine şehir kolaylıkla ele geçirildi. Yazı Tebriz yöresinde geçiren Timur, baharla birlikte harekete geçerek, Nahcivan ve Kars yöresinde fetihlerde bulunduktan sonra Tiflis’e geldi. Yanındaki beyler ve devlet adamlarına: “Bu iş bana acayip geliyor. . . Eski padişah ve meliklerin ellerinde bu kadar güç ve kudret olduğu halde Müslüman olmayan Gürcülere memleketin ortasında, saltanat iddiasında bulunacak kadar kudret vermişler. O halde Müslümanlık ve dindarlık nerede kaldı? Puta tapanlar bile, bu putlar kendilerine yardım edemeyeceği halde, kendi dinlerinin aleyhinde bulunanları yok etmek için çalışırlar. Müslümanlar, Tanrının kendilerine yardım edeceğine dair vaadine rağmen bu kâfirleri neden hükümdarlıkta bıraktılar? Onlardan sağlanan küçük bir menfaat için neden böyle bir harekette bulundular? Şimdi hükümdarlık bize geçmiştir. İslâm dünyasını onların kötülüklerinden kurtarmak için bu işi bizim yapmamız gerekir” diyerek, Gürcüler üzerine yürüyüp, Tiflis’i ele geçirerek Şirvan ve Gilân meliklerini de tâbi kılmıştır. Lâkin bu yaptıklarıyla Toktamış’a sınırdaş olan Timur, Toktamış’ı iyice rahatsız etmeye başlamıştı. Bunun üzerine Toktamış, sürekli taciz saldırılarda bulunuyor ve Timur daha da fazla güçlü bir hale gelmeden onunla savaşmak için bir bahane arıyordu. Timur da ardını iyice sağlama almadan onunla yüzleşmek istemiyordu. Nihayetinde ardını sağlama alan Timur, Toktamış üzerine sefer düzenlemeye karar verdi. (Burada Timur’un Gürcüler hakkındaki dediklerine baktığımızda, onun nasıl bir hükümdar olduğu ve sadece ne için savaşlardan savaşlara koştuğunu görmemiz gayet mümkün.)
 Bu yazımızda da kendisinden fazlaca bilgi edindiğim Prof. Dr. İsmail Aka’ya teşekkür ediyorum. Bölümün bu denli detay oluşturmasındaki sebep; her bir parçasının önem teşkil etmesidir. Bir parçanın eksik olması var olan düzeni bozacağından yazımızı bu şekilde düzenleyerek sunduk. Yazımızın bir diğer bölümünde Timur’un yapmış olduğu diğer seferlerden bahsedeceğiz.

17

Yorum Yok

Yorum Yaz