Teşkilat-ı Mahsusa

Teşkilat-ı Mahsusa

Teşkilat-ı Mahsusa… Bugün, şehirlerin sisli gizliliklerinde dolaşan bir sır abidesi. Çoğu kişi tarafından ismi duyulan, ama ne hikmetse tam bir bilgi sahibi olunamayan yalnız Türk tarihinin değil, dünya tarihinin en önemli istihbarat teşkilatı. Birinci dünya savaşında fedailerin ölüm cesareti, komiteciliğin vatan aşkına yekpare olan bir sadakat fiiliyatı ve amansız çöllerde kuma bürünen gözlerin, şahinleşen istihbaratıdır, Teşkilat-ı Mahsusa.
Ülkemizde, MİT’in atası olan ve CIA’in etkinlendiği bu istihbarat teşkilatına dair yapılan araştırmalar maalesef bir elin parmaklarını geçmez. Bunun nedenleri arasında gerçekten bu konunun araştırılmamış veya araştırmaya gerek duyulmamış olması lazım ki bu büyük örgütün kimliği kitlelere sunulamamıştır. Diğer bir neden de örgütün gizli yapılanmasıdır. Fakat bu kitap titiz bir özveri ile araştırılan bilgilerin yazıya ustaca aktarılmasının sonucu oluşmuştur.
Kitabın arkasındaki açıklama kısmında Eşref Kuşçubaşının ”Durmadan çalıştım…” sözleri ile başlayan bir tanım var. Ben bunu yazar içinde söyleyebilirim, çünkü gerçekten büyük bir azim ve çalışma gerektiren bir eser ortaya koymuş. En azından ülkemizde önemli bir kaynak oluşturulamayan ama önemli olan bu konunun şuan en büyük kaynaklarından birine imza atmıştır. Yazarımızın kariyeri gerçekten de dudak uçuklatacak cinsten. Hem CIA’de görev yapmış olması hemde Orta Doğu ve Türk devletine olan araştırma ilgisi bu örgütü araştırmasına zemin hazırlamıştır.
Kitabın çevirisinde o kadar göze batan hataların olmadığını görüyoruz, yazı puntosu okunmak için oldukça elverişli ve özellikle kapak resmi gerçekten çok güzel dizayn edilmiştir. Kitabın içeriğinde Teşkilat-ı Mahsusa’nın kurulması, Teşkilatın Trablusgarp’da ki, 1. Dünya Savaşı’nda ki ve Arap Vilayetleri’nde ki etkinliklerinden söz edilmiştir. Bunun yanı sıra teşkilatta görev yapanları yakından incelemiş ve bizlere sunma inceliğine girmiştir. O zamanın önemli kişilerinin sözlerini alıntı yaparak kullanmış ve Cavit Bey, Talat Paşa, Cemal Paşa gibi ittihatçıların yanı sıra; Kuşçubaşı Eşref, Süleyman Askeri, İsmail Canbulat ve Sami Kuşçubaşı gibi teşkilatçı fedaileri de yakından tanıtmıştır.
Teşkilat-ı Mahsusa’ya bir merakınız varsa veya bu konu hakkında araştırma yapmak istiyorsanız sizlere tavsiye edebileceğim önemli bir kitaptır ve bu konuyla ilgiliyseniz kesinlikle rafınız da bulunması gerekir. Böyle bir eseri yazdığı için yazarımız Philip H. Stoddart’a teşekkür ediyorum. Kanını, canını ve malını Vatana adayan bütün teşkilatçıları da saygı ve sevgi ile anıyorum. Allah onlardan razı olsun.
Kitabın açıklama kısmı:
“Durmadan çalıştım… bu işe gönül vermiştim, mantık ne derse desin… Hiçbir zaman filozof yahut siyasetçi olmadım ve bu işten iyi dostlar, yara izleri, kalça çıkığı, birkaç madalya ve memleket için çok iyi dövüştüğümü bilmenin verdiği tatmin dışında hiçbir şey elde etmedim.Ben bir Osmanlıydım. Türkçe konuşan bir Osmanlı, Dağıstan hayali kuran bir Çerkes milliyetçisi veya bir Arap yahut Rum değildim.”
“İçimizden kimsenin kaybedecek bir şeyi yoktu. Davamız haklı olduğuna ve çalışmalarımızın mühim olduğuna inanmıştık. Sonunda kazanamayacak oluşumuzu gözardı etmeye meyyaldik. Hiç değilse harbin sonunda etrafımızdaki dünya çökmeden ufak tefek birkaç zafer daha kazanabilirdik.”
Kuşçubaşı Eşref

Yorum Yok

Yorum Yaz