Tek Tip İnsan “Kölelik”

Tek Tip İnsan “Kölelik”

Hür doğmuş bir bireyin, verileni almaya alıştırılmış tek tip insan modeli olan topluluklarda umarsızca yok oluşu; statüsel ve hiyerarşik toplum içinde emir-komuta zincirine bağlı, hareket kabiliyetinden yoksun olarak, monoton bir hayat perdesinde, ona çizilen yolda yürüyen prangasız bir kölenin doğuşunu sağlamıştır. Bu doğuş asıl yönetenlerin yani ‘efendilerin’ yeni kölelere sahip oluşudur. Köleliğin kalktığını düşünmek modern siyasetin bir paradoksudur. Bu durum aristokraside de geçerliğini korur. Bugün finansal çevrelere baktığımızda, bunların sadece üç kuşaktan ibaret olmayıp, çok eskilere dayandığını; paranın ve onun algoritmasında ki gücün, belli bir zümrede olduğunu görememek, sistemin dayattığı boyun eğme olgusunun bir sebebidir. Psikolojik açıdan boyun eğdirmek yani bir fiil oluşturmadan sadece algı ile insanları yönlendirmek için yapılan en önemli olay, sistematik bir tüketim sağlamaktır. Bu nasıl olur, örnek verirsek: Küreselleşen dünyada insanların düşünmesini ve sorgulamasının önüne geçebilmek için onların meşgul olmasını sağlayacak ürünler sunmaktır. Bu ürünlerin elde edilebilmesi için de para kazanma ihtiyacı. Çünkü küreselleşen yeni dünya düzeninde para her şeydir. Mutlulukların bile satın alınabileceğinin gösterildiği evrensel bir birim. Daha fazla para için daha fazla emek, ama emek karşılığı az bir ücret, ayrıyeten bu emeğe ayrılan fazladan bir zaman. Para-mutluluk ilişkisi içinde geçen yoğun bir temponun sonunda ulaşılan mutlulukların, insan ömrünün ne kadarına mal olduğu da ortadadır. Burada kastettiğim mutluluk kavramı, yapayi mutluluktur. Ürünü sunanlar, bu ürün ile mutlu olunacağını inandırmak ve bu ürünün tüketiminin gerçekleştirilmesini sağlamak için toplumu manipüle eder. Medya bunun en büyük örneğidir. Bugün hayatımızı etkileyen en önemli unsurdur medya. Bu yapayi mutluluk sağlayan ürünlerin reklamını yapmasının yanı sıra, yine belli zümrenin isteği doğrultusunda kamuoyu oluşturmak, geleneksel kültür ve değerlerin yerini küresel değerlerin almasını sağlamak, toplum ahlaki yapısı yerine genel bir ahlak kavramını ortaya koymak gibi tek düzelik bir öğreti sağlama amacı gütmektedirler. Bu amacı; haberleri,dizileri veya filmleri aracı olarak kullanarak sağlamaktadırlar. Bu sayede hem insan kitlelerinin değerlerinin değişmesini; sunulan ürünün tüketilmesini, hemde sorgulamasının ve düşünmesinin önüne geçmeyi sağlamıştır ve bunları sessizce, görünmez bir el olarak yapmıştır.
Maalesef kölelik bitmedi. Sadece şartları değiştirilerek daha fazla yayıldı. Efendisini görmeden ve hatta bilmeden ona hizmet eden ve bu hizmet karşılığı aldığı ücreti (asla emeğinin karşılığı olamayan ücret) ; efendisinin ürettiği yapayi mutluluklara harcayacaktır. Ama hiçbir zaman bu para ona yetmeyecek, hep daha fazlası gerekecektir. Bu yüzden efendisinden, bankalar aracılığı ile alacağı faizli krediler ile yine efendisini kazandıracaktır. Toplumlar ne kadar küreselleşirse, insanlar ne kadar tek tip olursa,yönetenler de o kadar rahat bir yönetim sağlayabileceklerdir ve köleler hep köle kaldıkları sürece, efendiler hep efendi olarak kalabileceklerdir.
“Evet,bütün düzen bir tahterevalli.”

1

Yorum Yok

Yorum Yaz