Sıfır Noktasındaki Kadın

Sıfır Noktasındaki Kadın

Kitabın Konusu ve Özeti

“Sıfır Noktası Neresidir?” Dünyanın herhangi bir köşesinde herhangi bir insan sıfır noktasında kıskıvrak bekliyor. Umutsuz, çaresiz, ölümle yaşam arasındaki sınırda. Neval El Seddavi, ölüm hücresinde Mısırlı fahişe Firdevs’le konuşuyor. Firdevs’in anlattığı yaşam öyküsünü aktarıyor bize. Bu dünyada kadın olmanın, “fahişe” olmanın ne anlama gelebileceğini okuyoruz bu yaşam öyküsünde.

Mısırlı feminist yazar Seddavi, 1973 yılında Kanatır Cezaevi’nde çeşitli suçlardan tutuklu ya da hüküm giymiş bir grup kadın mahkûmun kişilik yapıları üzerine bir araştırma yürütür. Cezaevi doktoru, adam öldürdüğü için idam edilecek olan Firdevs adlı bir kadından söz eder. Seddavi, bu kadınla görüşmek ister. Firdevs önce görüşmeyi kabul etmez. Seddavi defalarca cezaevine gidip gelir. Sonrasında Firdevs görüşmeyi kabul eder. Seddavi, Firdevs’in hücresine gider. Firdevs pencereyi kapatmasını ve yere oturmasını söyler ve hayat hikayesini anlatmaya başlar.

Firdevs cahil ve yoksul bir ailede yaşamaktadır. Firdevs bir gün annesine kendisinin nasıl doğduğunu sorar. Annesi Firdevs’i döver ve sonrasında elinde küçük bir çakı veya jilet olan bir kadın çağırır ve Firdevs’i sünnet ederler. Firdevs başının üstünde gübre sepeti ile tarlaya gitmektedir. Orda keçilerle oynar, su değirmenine tırmanır ve oğlanlarla yüzer. Muhammet adındaki bir oğlan suyun altında onu sıkıştırır, mısır saplarından yapılma küçük bir sığınağa çeker. Firdevs orada evcilik oynar. Bu şekilde cinselliğin ilk deneyimlerini ve haz duygusunu keşfeder. Firdevs hamur yoğurmak için hamur teknesini bacaklarının arasına koyup yere çömelir. Bu sırada amcası elini Firdevs’in bacakları arasında gezdirir. Amcası eğitim görmüş ve Firdevs’ten yaşça büyüktür. Kahire’de eğitimine devam etmektedir. Firdevs’e okuma yazma öğretir. Sonra da Firdevs’in babası ölür, amcası onu ilkokula yollar. Annesi öldüğünde ise Firdevs’i Kahire’ye yanına alır. Firdevs ilkokula gitmekte, döndüğünde ise amcasıyla beraber kaldığı evin işlerini yapmaktadır. İlkokuldan mezun olduğu zaman amcası Firdevs’e kol saati alıp sinemaya götürür. Gece eve döndüklerinde ise amcasının elleri yorganın altından Firdevs’e uzanır, dudakları yüzüne yaklaşıp Firdevs’in ağzına değer. Bir süre sonra Firdevs’in amcası Vakıflar Bakanlığı’nda iş bulur ve öğretmeninin kızıyla evlenir. Firdevs’i ortaokula yollarlar. Firdevs okula gidip gelir, dönünce de ev işlerine yardım eder. Eve bir hizmetçi kız alınır. Firdevs, soğuk bir gece yerde yatmakta olan hizmetçiyi uyuması için yanına çağırır. Yengesi bunu görünce Firdevs’i döver. Bu olaydan sonra Firdevs’i okulun yatakhanesine yerleştirirler. Okulda Vefaya adında biriyle arkadaşlık kurar. Bir de İkbal Hanım adında bir öğretmeni vardır. Firdevs İkbal Hanım’dan çok etkilenir. Onu görünce kalbi çarpar. Onda annesinin gözlerinde gördüğü parıltılı bakışı fark eder. Okul biter. Diploma töreninde Firdevs’in velisi diplomasını almaya gelmez ve İkbal Hanım diplomayı alır. O günden sonra da Firdevs, İkbal Hanımı bir daha göremez. Firdevs amcasının evine döner. Amcası ve yengesi Firdevs’in kendilerine yük olduğunu düşünüp, yengesinin amcası olan Şeyh Mahmut ile Firdevs’i evlendirmek isterler. Firdevs evlenmek istemez, evden kaçar ama dışarıda yapamayıp amcasının evine geri döner. Sonra Şeyh Mahmut ile evlenip onunla yaşamaya başlar. Şeyh Mahmut ileri yaştadır. Firdevs’i hor görüp onu döver. Firdevs amcasının evine gitse de sonra geri dönmek zorunda kalır. En sonunda dayanamaz evden kaçar.  Bir kahvenin önünde durur ve iskemleye oturur. Kahvenin sahibi Beyumi adlı iyi bir adamdır. Firdevs’in karnını doyurur, ona yardımcı olur ve evine götürür. Bir süre birlikte yaşarlar. Sonrasında Firdevs evden ayrılıp iş bulmak istediğini söyler. Beyumi onu döver ve Firdevs’i arkadaşlarına pazarlar. Bir gün komşu kadın Firdevs’i ağlarken görür. Çilingir çağırır, kapıyı açtırırlar ve Firdevs kaçar. Nil Nehri’nin kıyısında taş bir sıraya oturup uyuya kalır. Uyandığında Şerife adlı bir kadınla tanışır. Şerife onu lüks dairesine götürür.

Ona rahat bir yaşam sağlar. Firdevs’i pazarlayarak onun üzerinden para kazanır. Bir gün Fevzi adında bir adam gelir. Firdevs’i götürmek ister. Şerife izin vermez. Firdevs’e Şerife’nin kendisini kandırdığını, onu kullanarak para kazandığını söyler. Şerife ile Fevzi kavga ederler sonrasında ise birlikte olurlar. Firdevs fırsattan istifade oradan kaçar. Yolda bir adam daha görür. On lira karşılığı o adamla birlikte olurlar. Firdevs kazandığı on liradan çok etkilenir. Küçükken babası tarlada çalışınca Firdevs’e bir kuruş vermiştir. Bu ona ait olan ilk paradır o yüzden önemi büyüktür. Şimdi ise on lirası vardır. On lirayla gidip karnını doyurur, kendince ziyafet çeker. O günden sonra hayatında bir değişim başlar. Hayata karşı daha sağlam ve başı dik bir duruş sergiler. Bir sürü erkek kendisiyle olmak için teklifte bulunur. Kendi bedeni üzerinden para kazanmaya başlar. Daye adlı gazeteci ve yazar bir dostu vardır. Firdevs ile birlikte olmaya gelir. Firdevs’e işinin saygı değer olmadığını söyler. Firdevs çok bozulur ve etkilenir. O günden sonra saygı değer biri olmak için çabalar. Bir şirkette iş bulur. Bir şefin sekreterliğini yapar. Şirkette üç yıl geçirdikten sonra kendisinin bütün kadın memurlardan daha değerli ve saygı değer olduğunu fark eder. Şirketteki kadın memurlar terfi almak ve şirkette tutunabilmek için amirlere bedenlerini ve gayretlerini sunar. Firdevs hiçbir zaman onlar gibi olmaz. Şirkette İbrahim adında devrimci bir çalışan vardır. Firdevs, İbrahim’e âşık olur. Hayatında ilk kez bu kadar derin ve yoğun bir aşk duygusu yaşamaktadır. İbrahim de Firdevs’e âşık olduğunu söyler lakin müdürün kızıyla evlenir. Firdevs hayal kırıklığına uğramıştır. Evlendikten dört yıl sonra İbrahim’i görür. İbrahim onu evine götürmek ister ama Firdevs reddeder. Birkaç yıl sonra birlikte olurlar, Firdevs para ister. Firdevs erkeklerden nefret eder. Seks işçiliği yapar ve çok başarılı olur. En yüksek fiyatı talep eder. Önemli insanlar onunla birlikte olmak ister. Firdevs onur sahibidir. Mesleğinin erkekler tarafından icat edildiğini gökyüzündeki ve yeryüzündeki iki dünyayı da erkeklerin elinde tutuğunu düşünür. Bir gün Firdevs’i pazarlamak isteyen Marzuk adında bir kişi gelir. Firdevs’in kazancına ortak olmak ister. Firdevs ona karşı koymaya çalışsa da onu evine gelip bıçak çekerek tehdit eder ve zorla onunla olur. Böylece kazandığı her şeye ortak olmaya başlar. Firdevs bunun böyle sürmesine dayanamaz. Marzuk’un yanından gitmek ister. Marzuk ona şiddet uygular. Firdevs boyun eğmez. Marzuk tam cebindeki bıçağı çıkaracakken Firdevs daha erken davranır, bıçağı Marzuk’un boynuna saplar ve oradan uzaklaşır. Yolda giderken bir prens ona birliktelik teklif eder. Firdevs onunla gider. Prensin kendini beğenmişliğine, kendini güçlü görmesine dayanamaz ve ona kendi gücünü ispat etmeye çalışır. Prens Firdevs’e çok yumuşak olduğunu ve bir sineği bile öldüremeyeceğini söyler. Firdevs ise sinek değil ama adam öldürebileceğini ifade eder. Prensi inandırmak için ona tokat atar. Prens korkar ve polis çağırır, Firdevs’in katil olduğunu polise söyler. Firdevs hapse girer. Ona verilen gazetelerdeki yöneticilerin olduğu yere tükürür. Firdevs kendisinden korkulduğunu düşünür; çünkü maskelerini düşürüp gerçek yüzlerini ortaya çıkaran, boyun eğmeyen tek kadının kendisi olduğunu düşünür. Kendisine Devlet Başkanı’na af dilekçesi yazmasını söylerler ama o reddeder. Suçlu olduğunu düşünmez. Dünyaya bir daha gelse yine aynı şeyi yapacağını söyler. Ölümden korkmaz.

Kapı çalar, içeriye silahlı polisler gelir. Firdevs’in idam zamanı gelmiştir. Seddavi’nin Firdevs’i son görüşüdür. Firdevs’in ne kadar cesur olduğunu, dünyanın yalan dolu gerçeklerini ve iki yüzlülüklerini fark eder.  Arabasına binip yalan dolu gerçekleri ve iki yüzlülükleri ezip silmek istercesine var gücüyle gaza basıp oradan uzaklaşır.

Kitapta anlatılan ana kargaşa (mesele) nedir?

Kitapta anlatılan ana karmaşa; kadınların yaşadığı ayrımcılık ve şiddetin ne anlama geldiği, bu ayrımcılık ve şiddetin yaşamın dip noktasında hayata tutunma çabasını nasıl etkilediği ve kadın olmanın hele de seks işçisi bir kadın olmanın toplumsal hayatta kadınlar için nasıl bir dezavantaj oluşturduğudur.  Firdevs, kadın olmaktan dolayı ayrımcılığa ve şiddete maruz kalmanın yanında seks işçisi olmaktan dolayı da ayrımcılığa ve şiddete maruz kalarak çift dezavantaj yaşamıştır. Kitapta Firdevs üzerinden aile içi şiddet, kadına yönelik şiddete ve cinsiyet ayrımcılığına dikkat çekilmiştir.

Kitap Kahramanlarının Tanıtımı

Neval El Seddavi: Mısırlı feminist bir yazar aynı zamanda doktordur. Cezaevinde bir araştırma yaparken Firdevs’e rastlayıp etkilenmiş ve onla görüşme yaparak hayat hikayesini dinlemiştir.

Firdevs: Çocukluğunda ihmal, istismar ve şiddete maruz kalmış, yaşamının sonraki yıllarında ise seks işçiliği yaparak hayata tutunma çabası içerisine girmiş, işlediği birini öldürme suçundan dolayı idam edilerek hayatı son bulmuş bir kadındır.

Firdevs’in Babası: Yaşam hakkında çok az şey bilen, cahil ve yoksul bir adamdır.

Firdevs’in Amcası: Firdevs’e okuma yazma öğretmiş, ailesi öldüğünde ise onu yanına alıp okula göndermiştir. Firdevs amcası tarafından cinsel istismara maruz kalmıştır.

Vefaya: Firdevs’in ortaokuldan arkadaşıdır.

İkbal Hanım: Firdevs’in orta okulda sevgi beslediği öğretmenidir.

Şeyh Mahmut: Firdevs’in kendisinden yaşça büyük eşidir. Firdevs’e şiddet uygulamıştır.

Beyumi: İlk başta Firdevs’e yardımcı olup onu evine alan kahve sahibidir. Sonrasında ise onu pazarlayarak üstünden para kazanmaya çalışmıştır.

Şerife: Firdevs’i lüks yaşam koşullarıyla kandırıp onu pazarlayan bir kadındır.

İbrahim: Firdevs’in çalıştığı şirkette âşık olduğu bir devrimcidir. Müdürün kızıyla evlenmiş, Firdevs’in duygularıyla oynamıştır.

Daye: Firdevs’ingazeteci veya yazar dostudur. Firdevs ile birlikte olmadan önce ona değersiz bir meslek yaptığını söyleyerek onu etkilemiş, hayata dair bakış açısının değişmesini sağlamıştır.

Prens: Firdevs’i polislere yakalatan kişidir.

Marzuk: Seks işçisi pazarlayıp güçlü bir çevreye sahip olan birisidir. Firdevs seks işçiliği yaparak ekonomik ve sosyal hayatta güçlendiği zaman onu tehdit ederek kazancına ortak olmuştur. Firdevs’in gitmesine izin vermeyerek. Firdevs tarafından boynundan bıçaklanıp yaşama veda etmiştir.

Yaşanılan toplumun durumu, toplumsal cinsiyete yönelik beklentiler ve kadına bakış açısı kahramanları nasıl etkiliyor?

Firdevs’in yaşamış olduğu Mısır toplumu erkek egemen bir yapıya sahiptir. Erkek egemen toplum yapısı toplumsal cinsiyete bakış açısını şekillendirmiştir. Kitapta geçen “…Kız çocuklarından biri öldüğü zaman babam her zamanki gibi yemeğini yer, anneme ayaklarını yıkatır, sonra yatmaya giderdi. Ölen çocuk erkekse babam annemi dövdükten sonra yemeğini yiyip gene yatağa yollanırdı…” ifadesi Firdevs’in yaşadığı toplumun toplumsal cinsiyete yönelik bakış açısını yansıtır. Ataerkil toplum yapısından dolayı erkek çocuklar kız çocuklardan daha değerli görülmüştür. Erkek çocuk öldüğünde annenin dövülmesi de şiddetin altında yatan temel etkenin ataerkil toplum yapısı olduğunu göstermektedir.

Firdevs ortaokulu bitirdiğinde evde yük olduğu düşüncesiyle amcası ve yengesi tarafından evlendirilmek istenmiştir. Toplumun kadınlığa bakış açısı, toplumsal cinsiyete yönelik beklentisi bu kararın alınmasında etkili olmuş ve Firdevs’in kaderini etkilemiştir. Firdevs ortaokuldan mezun olduktan sonra diploması sayesinde iş bulmak istemiş ama toplumun kadına bakış açısından dolayı amcası ile yengesi onu evlendirmek istemiştir. Bunu sonucunda Firdevs kendi özgür iradesi ile seçimini yapamamış, kendisinden yaşça büyük olan Şeyh Mahmut ile evlenmek zorunda kalmıştır.

Firdevs evlendiğinde eşi Şeyh Mahmut tarafından şiddet görmesi sonucu amcasının evine sığınmıştır. Amcası Firdevs’e böyle bir şeyin olabileceğini söyleyerek şiddeti normal karşılamış, Firdevs’e evine geri dönmesi gerektiğini söylemiştir. Toplumsal cinsiyete yönelik beklentiler ve kadına bakış açısı kadına şiddeti normalleştirmiştir. Bu yüzden Firdevs evine dönmek zorunda kalmış, ilerleyen zamanda dayanamayıp evden kaçmıştır.

Firdevs’in çalıştığı şirketteki kadın memurlar, terfi almak ve şirkette tutunabilmek için amirlere bedenlerini ve gayretlerini sunmuştur. Aynı şirkette çalışan İbrahim ise terfi almak için müdürün kızıyla evlenmiştir. Toplumun kadınlara yönelik beklentileri ve kadına bakış açısı bu davranışları etkilemiştir. Toplumun cinsiyete bakış açısı, kadınları terfi almak ve şirkette tutunabilmek için bedenlerini amirlere sunmaya itmiştir; İbrahim’in ise şirkette tutunup terfi almasına için müdürün kızıyla evlenmesi yeterli olmuştur.

Kahramanların yaşamları cinsiyet rolleri ile ilgili hangi zorluklara işaret ediyor?

Firdevs seks işçiliği yaparken Marzuk adlı biri tarafından tehdit ediliyor ve kazancını onunla paylaşmak zorunda kalıyor. En temelde kadından beklenen toplumsal cinsiyet rolü erkek egemenliğini kabul etmek olduğu için Marzuk, Firdevs’i tehdit edip onun yaptığı iş üzerinden maddi kazancına ortak olma çabası içerisine giriyor ve de başarılı oluyor. Firdevs ise bu tehdite boyun eğmek istemiyor, direniyor fakat başarılı olamıyor; çünkü toplum erkeğe kadının üstünde hakimiyet kurma rolünü biçmiş, erkek bu gücü toplumdan alıyor. Kadını hiçe sayarak, değersizleştirerek kendi gücünü kadın üzerinde kullanıyor. Firdevs’in yaşamındaki bu olay toplumda kadın olmanın zorluğuna işaret ediyor. Hele ki seks işçisi bir kadın olmanın ekstra bir dezavantaj sağladığına dikkat çekiyor. Firdevs kadın olmanın yanında bir ayrımcılık yaşayıp şiddete maruz kalırken aynı zamanda seks işçiliği yaptığından dolayı ekstra bir ayrımcılık ve şiddette maruz kalıyor.

Kitapta kimler, kim tarafından hangi tür şiddete maruz kalmıştır?

Kitapta Firdevs, çocukluğunda doğrudan babasından ve annesinden fiziksel ve sözel şiddete maruz kalmıştır. Babası yemek yerken Firdevs tabağa elini uzattığında, babası Firdevs’in eline vurmuş ve yemek yemesini engellemiştir. Bu davranış sonucunda Firdevs, fiziksel ve psikolojik yönden şiddete maruz kalmıştır. Firdevs, annesine kendisini nasıl doğurduğu hakkında sorular sorduğu için annesi tarafından azarlanmış, dayak yemiş ve sünnet ettirilmiştir. Bu davranış sonucunda Firdevs, doğrudan sözel, fiziksel ve cinsel şiddete maruz bırakılmıştır.

Kitapta en temelde ele alınan konu kadına yönelik şiddettir. Firdevs, üzerinden kadına yönelik şiddet ele alınmıştır. Firdevs; ayrı zamanlarda eşi Şeyh Mahmut, Beyumi ve Marzuk tarafından dayak yiyerek fiziksel şiddete ve isteği dışında cinsel yakınlık kurulması sebebi ile de cinsel şiddete maruz bırakılmıştır.

Firdevs, yaptığı iş üzerinden kendisinden ekonomik kazanç sağlayan Şerife tarafından ekonomik şiddete maruz bırakılmıştır. Aynı şekilde Marzuk da Firdevs’i ekonomik şiddete maruz bırakmıştır.

Şerife, Firdevs’i kendisinden almak isteyen Fevzi tarafından fiziksel şiddete maruz kalmıştır.

Firdevs yaptığı seks işçiliğinden dolayı basit görülerek ve nesneleştirilerek toplum tarafından sosyal şiddete maruz kalmıştır. Bunun temel dayanağı olarak Firdevs’i yolda gören polis onunla cinsel yakınlık kurarak karşılığında para vermemiş, Firdevs’i bir seks objesi olarak görmüştür.

Firdevs, aşk yaşadığı İbrahim’in kendisini kandırıp müdürün kızıyla evlenmesi sonucu duygusal şiddete maruz bırakılmıştır

Firdevs’in idam edilerek yaşamının son bulması devlet şiddetine örnek verilebilir; çünkü yaşam hakkı en temel insan hakkıdır. Ayrıca yabancı bir devlet büyüğü Firdevs ile birlikte olmak istemiş, Firdevs onu reddetmiştir. Bunun sonucu yabancı devlet büyüğü bürokratik gücünü kullanmış, Firdevs’in yaşadığı ülkedeki polisler Firdevs’e baskı uygulamıştır. Bu örneğe bakılarak bir devlet şiddetinden söz edilebilir.

Firdevs’in çalıştığı iş yerinde kadınlar şirkette tutunabilmek ve terfi alabilmek amacıyla gayretlerini ve bedenlerini amirlere sunmak durumunda kalmıştır. Şirketteki kadınlar amirleri tarafından kadına yönelik iş şiddetine maruz bırakılmıştır.

Aile içi şiddet konusu kitapta nasıl ele alınmış ve şiddetin hangi türleri izlenmektedir?

Kitapta kişiler arası şiddet kapsamında aile içi şiddet ele alınmıştır. Aile içi şiddetin kendisi başlı başına bir şiddet türüdür. Aynı zamanda aile içi şiddetin farklı biçimleri kitapta açıkça görülmektedir. Aile içi şiddet konusu kitapta Firdevs üzerinden sarsıcı bir biçimde ele alınmıştır. Firdevs, babasından, annesinden, amcasından ve eşinden olmak üzere aile üyeleri tarafından aile içi şiddete maruz bırakılmıştır. Firdevs’in maruz kaldığı aile içi şiddeti; annesi ve babası ile yaşadığı dönem, amcası ile Kahire’de yaşadığı dönem ve evlenip eşi Şeyh Mahmut ile yaşadığı dönem olmak üzere üç kısımda inceleyebiliriz.

Firdevs küçük yaşta annesi, babası ve kardeşleriyle yaşadığı dönemde ebeveyn şiddetine maruz kalmıştır. Firdevs; annesi ve babası tarafından dövülerek fiziksel şiddete, azarlanarak sözel ve duygusal şiddete, tarlaya çalışmaya gönderilerek ekonomik şiddete, kadın sünneti ettirilerek de cinsel şiddete maruz bırakılmıştır. Ayrıca bu dönemde amcası tarafından cinsel istismara maruz kalmıştır.

Firdevs; amcası ve yengesi ile yaşadığı dönemde, yengesi tarafından dövülerek ve azarlanarak fiziksel ve duygusal şiddete maruz kalmıştır. Amcası tarafından cinsel istismara uğramıştır. Yengesinin amcası olan Şeyh Mahmut’la zorla evlendirilerek cinsel şiddete maruz kalmıştır. Ortaokul diplomasına güvenerek çalışmak istemiş ama çalışma isteği amcası ve yengesi tarafından küçümsenip izin verilmemiştir. Çalışmamasına izin verilmediği için ekonomik şiddetten söz etmek mümkündür.

Firdevs, Şeyh Mahmut ile evli olduğu dönemde eş şiddetine maruz kalmıştır. Eşinden dayak yiyerek fiziksel şiddete, değersiz görülerek duygusal şiddete, zorla cinsel birliktelik yaşayarak cinsel şiddete maruz kalmıştır.

Sizce şiddete karşı neler yapılmalıdır?

Şiddet, toplumsal cinsiyet rollerinin yaşama yansımasından kaynaklanır. Şiddetin temel sebebi toplumsal cinsiyet eşitsizliğidir. Bu yüzden toplumun erkekliğe ve kadınlığa yüklediği anlamları, erkek egemen bakış açısını ve kadının ikincilleştirilerek erkek egemenliğinin gölgesinde konumlandırılmasını ortadan kaldırmak ve buna yönelik çalışmalar yürütmek gerekir. Toplum bilinçlendirmeli, kadın erkek eşitliği sağlanmalı buna yönelik çalışmalar yürütülmelidir. Bu çalışmaların en önemli ayağını eğitim oluşturur. Eğitim toplumu şekillendirmede etkili bir çerçevedir. Toplumsal cinsiyet eşitliğine dayalı hazırlanmış bir eğitim sistemi oluşturulursa şiddetin önüne geçirebilir. Topluma bilinç kazandırılabilir. Ayrıca hukuk sistemi de şiddete karşı caydırıcı olmalıdır. Şiddetin suç sayıldığı ve buna yönelik yeterli yaptırımların uygulandığı bir hukuk sisteminde şiddetin önüne geçilebilir. Ataerkil toplum yapısı ortadan kaldırılarak toplumsal cinsiyet eşitliğine dayalı bir toplumsal düzen oluşturulabilir.

Bu kitabı okumanızın size katkıları neler oldu?

Kitabı okumamın aile içi şiddet, kadına yönelik şiddet ve toplumsal cinsiyet eşitsizliği konularında farkındalığımın güçlenmesine katkısı oldu. Sosyal hizmet eğitiminde öğrendiğim ve öğrenmeye devam ettiğim teorik bilgilerin somutlaştırılarak pratik hale gelmiş şeklini bu kitapta görme imkânı buldum. Bu sayede öğrendiğim bilgileri daha net anlama ve içselleştirme fırsatı buldum. Kitap, teorik bilgileri somutlaştırmak adına çarpıcı bir örnek teşkil etti.  Bu sayede edindiğim kazanımları pekiştirme fırsatı buldum. Kadına yönelik şiddetin, aile içi şiddetin ve toplumsal cinsiyete dayalı ayrımcılığın kişi ve toplum üzerinde çarpıcı bir örneğini gördüm. Ne gibi sonuçlar doğurabileceğini, ölümle yaşam arasında ince bir çizgi olabileceğini ve nasıl bir dezavantaj teşkil ettiğini fark ettim.

3

Yorum Yok

Yorum Yaz