Seni sevmek!

Seni sevmek!

Derdine tutam tutam yandığım şu dünyada solmayan yanımdın, tıpkı sabah güneşi ile uyanmış o gülün sevinci gibiydi sana olan hasretim,son gülüm olmana and içmiş hayallerimdin her şeyden öte…
Bakışlarında kaybolmaktı seni sevmek, gülüşün taa kalbimin en ücra yerinden görünürdü gözlerime, ama çok sonradan anladım ki ölmekmiş seni sevmek, hatta öylesine o kadar gömmüşümki, mezarlık verdim adına, sevgi mezarlığı, aşkını değil gül görünümlü sahteliğini gizlenen dikenlerinle beraber gömdüm… Meğer ne zormuş sen diyebilmek, sana kalp vermek, verdim ama alamıyorum. Gittiğin günü ölüm saatim yazıyorum, bende olan neyin varsa dünyayı yakarcasına benliğimi de ateşe verip kül ediyorum.

Ve sonra diyorumki;
Vardır her şerde bir hayır. Her zorluğun içerisinde bir kolaylık var. Her derdin altında bir derman, her acının sonunda bir yol var. İçine düştüğümüz bu dibi görünmeyen kuyunun içerisinde; her duygunun bir anlamı, her nefesin bir anlamı var.
Gülüyoruz, ağlıyoruz, kimi zaman kendimizden başkasını bulamazken, kimi zaman ise koca bir kalabalığın içerisinde yapayalnız kalıyoruz.
Ama bir şeyi unutuyoruz, her gecenin sonunda sabah, her umudun başında Allah (cc) vardır.

1

Yorum Yok

Yorum Yaz