SAHİ

SAHİ

Seher vaktine değil sana dönük uyanıyorum bu sabah.

Sensizliğe açtığım kendimi kapatıyorum bu sabah.

Selam duruyor göğün maviliği hasretle sardığım odalara.

Sıcak, taze ekmek gibi havanın yumuşaklığı tenimde hala.

Aksediyor güneşi kaldıran çekim, yüzümdeki çizgilerle.

Ansızın siluetin çarpıyor kirpiklerimden aşağı nazarıma.

Alevi sardı düşüncelerimin ipinden geçerken nazlıca.

Ahir kapıları aralayıp güneşi baharıma doğurma anı senin.

Hangi evrenin beden bulamadan gelip çattığı ruhusun sen?

Habersizce gönlümün mabedine kurulmuşsun, gizlice izliyorsun.

Hatırlatmak için kendini kapıyı bir iki tıklayıp kaçıyorsun pervasızca.

Hecelere bölüp tekrar topladığımı bilseydin seni, girerdin haneme.

İhtilal zamanı, zamirlerimin zinciri ben sen o değil artık sadece biz.

İdamım senin rahminde, sende doğuyor benim biçare yüreceğizim.

İliklerimin her zerresi adındaki sesler kadar yakın, mesafesiz sana.

İlkbaharın tuzsuz esintisi mi getirdi sahi seni düşüncelerimin kıyısına?

19

Yorum Yok

Yorum Yaz