OSMANLI’ DA SOSYAL HAYAT | KASTAMONU İSMAİL BEY KÜLLİYESİ

OSMANLI’ DA SOSYAL HAYAT | KASTAMONU İSMAİL BEY KÜLLİYESİ

İsmailbey külliyesi, Candaroğulları Beyliği’ nin son hükümdarı Kemalettin İsmail Bey tarafından 1443 – 1461 yılları arasında yaptırılmıştır.

Döneminin ticaret ve ilim üssü olan Candaroğulları Beyliğinin Başkenti Kastamonu’nun en görkemli eserlerinden birisi olan külliye; içindeki Deve Hanı, Medrese, Hamam ve Türbe’nin ayrı ayrı insanı bazen hayrete düşüren, bazen hüzünlendiren, bazen gururlandıran hikayeleri asırlar ötesinden bu günlere dilden dile aktarılarak gelmiştir. Şehrin asıl merkezi güneyde kalan vakıflar bölgesidir. Bu sebeple İsmail Bey’e, yaptırdığı caminin merkeze uzak kalacağını ve insanların buraya gelemeyeceğini söyleyenler olmuş. Bunlara karşılık İsmail Bey’in, “gün gelecek şehrin merkezi burası olacak” dediği söylenir. Ki görüldüğü gibi zaman, onu haklı çıkarmış. Şehrin merkezi bugün bu gördüğünüz yer. Yolun hemen karşısında şehrin halihazırda en büyük alışveriş merkezi ve belediye binası bulunuyor.

Gelelim konumuza;
Külliye sözcüğü Arapça “küllî” sözcüğünden türemiş olup, kelime anlamı olarak bir arada, bütün, tamamı, hepsi gibi manalara gelmektedir. Külliye ise kelime anlamı olarak birden fazla yapının bir arada bulunduğu, aralarında işlev bütünlüğü olan eserler denmektedir.

Külliye’nin özellikle Osmanlı toplumunda ve mimarisinde kullanılan anlamı ise cami yanında, şifahane, medrese, çarşı, kütüphane gibi toplumun tamamının kullanabileceği, faydalı, sosyal kuruluşların bütünü olarak adlandırılırdı.
İslam toplumunun oluşumunda şehirlerde mahalle hayatı külliyeler çevresindeki mimari yapıda yoğunlaşıyordu.

Külliye; İslam toplumunun, vakıf hukuku sistemi ve hayrat kavramını geliştirmesiyle ortaya çıktı. Merkezindeki yapı camidir. Cami en az cuma namazlarındaki zorunlu toplanma yeri olması yanında ilim, tören ve müzakere merkeziydi. Külliye bu merkezi tamamlayan yapılardan oluşur.

Abbasilerden beri İslam mimarisi gelişmiş ve Anadolu’da Türk İslam sanatı külliyeleri ortaya çıkmıştır. Bu tarzın en önemli temsilcisi Osmanlı mimarisi ve Mimar Sinan’dır.

Anadolu Medeniyeti’nin temeli, İslâm kültürüne dayanır. Büyük Selçuklu Devleti (1037-1157), Anadolu Selçuklu Devleti (1075-1308), Anadolu Beylikleri Dönemi ve Osmanlı Döneminde (1299-1920) bütün teşkilâtlarda ve toplum hayatında yegâne tesirli unsur “İslâmiyet”tir.

Osmanlı’nın yükseliş devrinde külliye terimi yerine kaynaklarda genellikle imaret teriminin kullanıldığına şahit olmaktayız. Selçuklular ve diğer Türk toplumlarında da uzun süre imaret ismi bu yapılar için kullanılagelmiştir.

Osmanlı mimarisinin en güzel külliye örnekleri olarak şu yapıları sıralayabiliriz;
Süleymaniye Külliyesi
Haseki Külliyesi
Eyüp Sultan Külliyesi
Fatih Sultan Mehmet Külliyesi

Külliyeler, sosyal nitelik arz eden kuruluşlardır. Bu yapıların içinde eğitim, sağlık, beslenme, barınma gibi alanlarda onlarca yapı barınmaktadır. İşte bu sosyal niteliğinden de anlaşılabileceği üzere külliyelerin yapılış amacı temel olarak halka hizmettir. Bu külliyelerde fakir insanlar aşevlerinde karınlarını doyururlar, kalacak yeri olmayanlar konaklardı. Eğitim, sağlık gibi diğer bir çok hizmet de halka alım gücüne ve gelirlerine bakılmaksızın ücretsiz olarak sağlanırdı.

Külliyeler, düzenli şehirlerin bir göstergesidir ve aynı zamanda büyük devlet oluşun sembollerindendir. Buna bakılarak denilebilir ki külliyeler, kentlerin güzel bir şekilde şehirleşmesine katkıda bulunmuşlardır. Ve aynı şekilde yıllarca Türk devletlerinin, özellikle de Osmanlıların, büyüklüğünün bir simgesi olmuşlardır. Bilimin, sanatın, kültürün ve ticaretin büyük gelişme gösterdiği İslam medeniyetinde şehirler Külliyelerin çevresinde gelişmiştir.

Külliyelerin Müslüman toplumlardaki vakıf ve hayrat geleneğiyle ortaya çıktığını da belirtmemiz gerekir. Külliyelerin merkezlerinde camiler bulunur, diğer yapılar ise camilerin etrafına inşa edilirdi. Eski dönemlerde camiler bir ibadethane olmasının yanı sıra ilim öğrenilen, kütüphanelerin bulunduğu ve merasimlerin düzenlendiği bir merkez olarak da görev görüyordu. Külliyeleri oluşturan diğer yapılar camilerin bu işlevinden dolayı inşa edilmiştir ve tamamlayıcı bir görev görmüşlerdir.

Kaynakça: kulliye.nedir.org , notbu.net , islamansiklopedisi.org , filozof.net

Yorum Yok

Yorum Yaz