ÖLÜMÜN İÇİNDEKİ 10 DAKİKA

ÖLÜMÜN İÇİNDEKİ 10 DAKİKA

Öldükten sonra bilincimizin on dakika daha açık olduğunu ispatlamış bilim adamları. Yalan dünya ile gerçek dünya arasında sıkışıp kalmış bir on dakika. Ben bu on dakika içinde şükrediyor olurdum ‘sonunda Rabbime kavuşuyorum’ diye. Yapmak isteyip yapamadığım onca güzel şeye iç çekiyor olurdum. Kalbini kırdığım, çok değer verdiğim halde konuşmaya cesaret edemediğim, can içim diye sevdiğim onca insana adım atamamanın pişmanlığıyla gider ve  ‘küs kalmayın kırmayın ve kırılmayın. Ölüm var!’ derdim ama duyuramazdım sesimi. Annemi doya doya öpemediğim ve babama durduk yere sarılamadığım her an için ağlardım terk ederken bu dünyayı ama fark etmezdiniz. Kardeşlerime sizi çok seviyorum diyip sarılamadığım her güne pişman giderdim. Daha çok ibadet etseydim, akrabalarımı daha çok ziyaret etseydim, insanlara durduk yere gülümseseydim ve son kalan çikolatamla bir çocuğu mutlu edebilseydim derdim. Dünyayı daha güzel bi hale getirecek adımları atamayacak zaman bırakmadığım için de kendime çok kızardım bu yüzden. Elimden son gelen şeyin bu olduğunu bilip yalvararak hayvanları sevin diye geride kalan sizler için dua edebilirdim ancak. Çocuklar anneler aç kalmasın, evsiz kalmasın, kimse dilenmek zorunda kalmasın, zengin olanlar ellerini cebine atıp yardım etsin, diye bağırırdım siz duyamasanız da ben son on dakikamda sizi Allah’a emanet ederdim. Rabbimin yarattığı bu dünyayı savaştan koruyun diye emirler yağdırırdım kulağınız çınlar ama üstünde durmazdınız. “Ölüyorum ve son on dakikam var sizi duymak için, güzel şeyler söyleyin başımda, sarılın ama ağlamayın sakın! Beni güzel bir yolculuğa uğurlarmış gibi sarılın.” derdim ama gözyaşlarınızla canımı yakardınız. Yaptığım yaşadığım yaşattığım her şey gözümün önüne gelirdi ve gerçek yüzümü görür de giderdim. O on dakika bana ne zaman uğrar bilmiyorum ama beni güzel uğurlayın. Çünkü ben o gün Rabbime kavuşacağım. Çünkü ben o gün uyanacağım. Geride kalacaklar uzun uzun uyusunlar. Ama güzel rüyalar görsünler ve güzel rüyalar yaratsınlar. Kabus etmesinler bu dünyayı yeni uyuyacaklara.
Peki ya siz? Siz ne yapardınız ruhunuz ile bedeninizin bir olduğu o son on dakikada?

Yorum Yok

Yorum Yaz