NİYE ONUN HAYATI SENİNKİNDEN DAHA DEĞERSİZ OLSUN

NİYE ONUN HAYATI SENİNKİNDEN DAHA DEĞERSİZ OLSUN

İnsan… Homosapiens adı ile bilinen Latince akıllı insan anlamına gelen primatlar takımının insansılar familyasında homo cinsinde bulunan tek canlı türüdür. Biyoloji bilimi insanları hayvanlar sınıfına dahil eder. İnsanlar, soyut düşünebilen gelişmiş bir beyne, dik durabilme ve konuşabilme yeteneklerine sahiptirler. Bu yetenekler ile diğer canlı türlerinden ayrılıp, kendilerine has birtakım özelliklere sahip olurlar. Bunlardan bazıları cinsel kimlik, suç ve kültürdür. İnsan cinselliği, bireyin cinsel davranışını içeren oldukça geniş bir kavramdır. Suç ise uygun olmayan, kurallara ve ahlaki etiğe ters düşen, bireylere ve çevreye zarar veren bu nedenle hukuki kurumlar tarafından yasaklanan, buna rağmen bu fiillerin gerçekleştirilmesi sonucunda cezalandırılan davranışlardır. Bu yasaklı davranışları gerçekleştiren kimselere suçlu adı verilir. Birçok suç türü vardır. Bunlardan bazıları: Soykırım, savaş suçu, kasten adam öldürme, insan ticareti, dolandırıcılık, şantaj, işkence, cinsel taciz ve istismar, hayvanlara verilen maddi ve manevi zararlar… Çok yakın zamana kadar tüm dünyada hayvan öldürmenin, eziyet veya tecavüz etmenin caydırıcı hiçbir cezası yoktu. Tüm bu yapılanlara rağmen suçlu kefaretle serbest kalabiliyordu. Hukukun gözünde sahipli hayvanların mal sahipsiz olanların hiç sayılmış olmasına rağmen nefes alan ve hissedebilen birer canlı olduklarını ve hayvanlara uygulanan her türlü şiddetin kabahat değil suç olduğunu tüm kamuoyunu bilinçlendirmek amacıyla sadece ülkemizde değil tüm dünyada milyonlarca sayıda hayvansever gönüllü olarak çalışıyor.

1978 yılında UNESCO tarafından Hayvan Hakları Evrensel Bildirgesi ilan edildi ve gelişmiş birçok ülkede petshop açmak neredeyse imkansız. Ve hayvanlara zarar veren sanıklara hapis istemiyle dava açılabiliyor ve yargılanabiliyor. Hapis cezası alabiliyor. Peki bizim ülkemizde durum nasıl? 5199 Sayılı Hayvanları Koruma Kanunu mevcut olmasına rağmen ne yazık ki hayvanları koruma hususunda oldukça eksik ve değiştirilmesi gereken maddelerin varlığı söz konusu. Bu vahim durumu fark eden Hayvansever bazı toplulukların çabalarıyla Türkiye gündemine getirildi. Umarız ki en kısa sürede bu çabaların karşılığını alarak hayvanlara daha özgür, daha güvenli, sevgi ve huzur dolu bir ortam sağlayacağız.

Tabi onları korumak sadece kanunlarla mümkün değil. Bu noktada devreye yukarıda bahsettiğimiz insana has olan kültür devreye giriyor. Kültür, bir topluma ait ayırt edici duygu, düşünce ve sanat eserlerine verilen genel bir addır. Belki de kültür, insanın toplumsal birliğinin en ayırt edici özelliğidir. Kültür yaşam boyunca kümülatif olarak artmakla beraber bu zaman zarfında sık sık değişim geçirir. Dili dini olan her topluluğun belli bir kültürü vardır. Gelenek, örf, adet ve anane ismini verdiğimiz toplumun her yerinde ve tüm zaman kesiminde karşılaştığımız kavramlardır. Bu kavramlar, yazılı olan toplumu düzenleme görevini yürüten kanunların yanında, nesilden nesile aktarılan ve çoğunlukla yazılı olmayan kuralları anlatır. Tıpkı hukukta olduğu gibi kanuna karşı gelmenin bir cezası varsa kültüre aykırı davranışların da birtakım toplumsal yaptırımlara neden olduğu söylenebilir. Yardıma muhtaç olanlara yardım etmek, tüm canlılara saygılı olmak, yaşadığımız çevreyi temiz tutmak ve korumak gibi evrensel olan birçok gelenek vardır. Bu davranışları gerçekleştiren insanlar toplumda saygınlık kazanırken, aksini yapan insanlar ise toplumdan dışlanır. İnsan aynı zamanda tüm evrenin ufak bir parçası olan Dünya’nın ve sahip olduğunu düzenin yegâne destekçisi ve düşmanıdır. Çünkü insan doğada saygın bir varlıktır. Ve saygın kalabilmesi, en az kendine olduğu kadar diğer canlılara saygı göstermesiyle mümkün olabilir.

Yaşadığımız bu yeryüzünde bilim adamlarının tespit edebildiği 8,5 milyon civarında canlı türü vardır. En çok etkileşimde bulunduğumuz canlı türleri ise bitkiler ve bilhassa hayvanlardır. Paylaştığımız ekosistemde ekolojik dengeyi sağlayabilmek için hayatımızın oldukça büyük bir parçası olan hayvanlara gerekli sevgi ve saygıyı göstermemiz gerekir. Ve gelecek nesillerde bu bilinçle yetiştirmelidir. Onlar için birçok şey yapabiliriz. Bunlardan bazıları onların barınma ve beslenme ihtiyaçlarını karşılamak, onları korumak ve tabi ki de sevmek. Montunuzun cebinize koyacağınız iki avuç mama ile onları doyurabilirsiniz, barınaklara ve hayvansever topluluklara bağışta bulunabilirsiniz, hasta bir hayvanı hastaneye götürebilirsiniz, soğuktan korunabilmeleri için kulübe sıcaktan korunabilmeleri için kapınızın önüne bir tas su koyabilirsiniz, yoldan geçerken başlarını okşayabilir ve barınakları ziyaret edebilirsiniz, onlara uygulanan tüm şiddetin farkında olup karşısında durabilir ve onlar adına tüm bunları gerçekleştiren insanlara destek olabilirsiniz.

Unutmayalım eğer yeterince istersek insanoğlunun yapamayacağı şey yoktur. Bu gücü iyilik adına kullanabilir, dünyayı daha yaşanabilir bir yer haline getirebiliriz. Tüm dünyanın bu bilince sahip olabilmesi dileğiyle…

2

Yorum Yok

Yorum Yaz