UYANIŞ

UYANIŞ


Nerede o örtüsüz utangaç ağaçlar,

Nerede ölü toprak, 

Nerede güneşi sıvayan bulutlar?

Titrek gönüllerde çarpan bekleyiş,

Kayan yıldızlarda deprenen deniz nerede?

Bekliyorduk kaç ay, kaç gündür seni!

Duyuluyordu duvarlara çarpan kızgın yelin sesi.

Biri bağırıyordu sanki bembeyaz boşluğa,

Kapanmıştı perdeler birbiri ardı sıra.

Sessiz bir limanda bekleyen zamanlar kederli,

Sanırdım günlerdir elemle bekleyen bir seferî.

Bir müjde gelmişti sanki ağlamaklı sesiyle,

Koptu geldi derinden hazin günlerin bestesiyle.

Daldım denizin coşkusunu taşıyan yalnız o sese,

Gurbetin hicran dolu nağmelerinin içli nefesiyle!

Seyredurduk toprağın bahara hazırlanışına,

Kuşlar uçuşur oldu ağızlarında yeni bir yuvayla.

İşte! Bir dirilişin türküsü duyuluyor

Payıma düşen toprağın cemresiyle.

Bir meltem dokunuyor tenime şimdi, 

Açık penceremden giriveriyor içeri.

Adeta üç beş dakika süren aşk gibi ansızın, 

Daha dün gibiydi gidişinin ardında bıraktığın sızın.

Yine geldin, yine gönlüme doldu ferahın,

Dilden dökülen badenin tılsımıyla Ruhumu sardı felahın.

Aydınlatıyor gönül evimi pır pır eden ateş böcekleri.

Okşuyor ruhumu baharın esen taze yeli.

Şaşmaz bir nizamın çalar saatinde 

Sonu gelmeyecekmiş gibi bekleyen bir fani.

Bir kuşun kanadında vuslata erişti şimdi.

3

Yorum Yok

Yorum Yaz