Malumdur

Malumdur


İnsan sevdikleriyle ele verir kendini. Bir insanı tanımak, neleri sevdiğini bilmekle başlar. Gül bahçesine aşık olan karga değil bülbüldür. Kim neyi seviyorsa ona göre sevgiye, ona göre acıya, ona göre derde layıktır… İnsan sevdiğine benzer ve sevdiklerini de seçemez. Güzel olanı ya da doğru olanı sevmek zorunda değildir kimse. Sevmek için bunlar da gerekmez. Birçok yanılgı da vardır sevgide… Çünkü insan yanılan, aldanan bir varlıktır. İnsanı en çok kendisi aldatır. Herkes bilmedikleri yüzünden bildiklerine inanır. İnsanların bildikleri de onları anladığı manasına gelmez. Bilmek başka anlamak başkadır. Ve her şeyi izah etmeye gerek yoktur. Ayakkabı ayakkabı olduğunu bilmese de olur. Peki, insan sevmeyi bilmeden insan olur mu? Birçok soru sorulabilir, hatta aynı soruların farklı cevapları da olabilir. Neticede aynı yol her insanı farklı yere götürür. Aynı yolda yürüyen herkes aynı yere varacak diye bir kuralı yoktur ki dünyanın. Yürünen yol da salt güzelliklerle dolu değildir ama sevgi insanın baktığını değiştirmese de gördüğünü değiştirir. Sevgide kusur yoktur fakat insanda kusur vardır. Kusur görenindir derler ya sevgi de görenindir, mutluluk da, iyilik de… İnsanın bahanesi çoktur, daha doğrusu bahane çoktur. Önemli olan sevmek için bahane bulmaktır. Neticede dünyada sevgi de acı da hüzün de hüküm sürmektedir.


İnsan hüznüyle malumdur. Sevginin olduğu kalpte hüzün vardır. Acı, sevmeyi bilmeyen kalpte yer etmez. Allah şahit insanların neye, nasıl üzüldüğüne. Neye, nasıl sevindiğine… İnsanın namazı, orucu imanındandır; sevdikleri, üzüldükleri, vazgeçtikleri, vazgeçemedikleri imanından değil mi?

45

Yorum Yok

Yorum Yaz