Közkamanlık Kavramı Üzerine

Közkamanlık Kavramı Üzerine

Közkamanlık ve mankurtlaştırma kavramları birbirine karıştırılan, ilk olarak Manas Destanında karşımıza çıkmış, iki farklı kelimedir. Samet Azap “Közkaman/lık: İhanet ve Kimlik Sorunsalı” adlı makalesinde közkamanlığı şöyle tanımlamaktadır: “Közkaman, bilinçli bir şekilde kendi halkına ihanet eden, ontolojik bir yabancılaşma içinde bulunan, öteki diye tabir edilen ve kimlik yetimi ile karşı karşıya kalan kişilere denir.” Bu tanımdan anlaşılacağı üzere közkaman, her şeyden önce kendi çıkar ve menfaatleri doğrultusunda hareket eden kişidir.

Manas Destanının bir pasajı(bölümü) olan  Közkaman pasajı, ismini Manas’ın amcası Közkaman’dan almaktadır. Bu bölümde Manasın, amcası Közkaman ve oğulları tarafından zehirlenmesi anlatılmaktadır.Manas Destanından hareketle Rahmankul Berdibayev, Közkamanlık  ile ilgili ilk araştırma yazılarından birini kaleme almış ve  Baykaldan Balkana adlı kitabında yayımlamıştır.

Közkamanlaşmış bireylerde kendi dilinin yerine başka bir dil kullanmak, kendi kültürüne sırt çevirip yabancı kültürleri benimsemek, dinini ve adını değiştirmek, düşmanlara yardım ve yataklık etmek gibi belirgin özellikler görülmektedir. Bu özellikleri bazen meşrulaştırma çabaları içinde oldukları da gözden kaçmamaktadır. Örnek olarak Milli Mücadele döneminde, Sivas ve Erzurum Kongrelerinde bazı kimselerin mandater sistemi savunması diyebiliriz.(Mandater sistem: Kendi kendini idare edemeyen devletlerin güçlü bir devlet tarafından himaye edilmesi.)

Kazak edebiyatının önemli yazarlarından biri olan Sultanali Balbagayev’in kaleminden dökülen “Kuma Kadından Doğan Büyük Lider” adlı hikayesinin içeriği göz önüne alındığında, bazı karakterlerinin Közkamanlık özelliği taşıdığını görmekteyiz. Hikayede yer alan komunizm adlı bir Türk köyünde(köyün adının komunizm olması Sovyet Rusya hegemonyasındaki Türk coğrafyasının tamamen komunizm etkisinde olduğunu bizlere göstermektedir) Keykuvat ve Kavkay adlı iki karakterin soy üstünlüğü mücadelesi ele alınmıştır. Aslen Türk olmalarına rağmen soylarını Sovyet Rusyanın kurucusu olan Vilademir Linyiç Lenin’e dayandırma çabaları, kendi ırklarından ve kültürlerinden uzaklaştıklarının göstergesi niteliğindedir. Kavkay adlı karakter hikayenin sonlarına doğru yeni seçilen ABD başkanı Clinton’un Kazak Türklerine benzediğini söylemesi de közkamanlaşmış bir bireyin sürekli bir güç arayışı içinde olduğunu bize göstermektedir.

Günümüzde de var olan közkamanlaşmış bireyler; menfaatleri doğrultusunda timsah gözyaşları dökebilir, toplumu toplum yapan her türlü kültürel özelliği bir çırpıda gereksiz olarak nitelendirebilir, düşmanla koyun koyuna yatabilecek derecede kimliğini kaybedebilir, büyüklerine karşı vefasızlaşabilir hatta ihanet içinde yaşamını sürdürmeye çalışacak kadar aciz kimseler olabilirler. Yapmış oldukları ihanet faaliyetlerinin uzun vadede kendilerine zarar vereceğini göremeyecek kadar bağnaz kimseler olan közkamanlaşmış bireylere Mustafa Kemal Atatürk’ün şu sözü hatırlatılmalıdır: “ Vatana ihanetin nedeni olmaz. Er ya da geç bedeli olur.”

Yorum Yok

Yorum Yaz