Kontrolsüz Güç “Eleştiri”

Kontrolsüz Güç “Eleştiri”

KONTROLSÜZ GÜÇ “ELEŞTİRİ”

Biz insanların en iyi ve her vakit yaptığımız manasını tam anlamıyla kavrayamadığımız, kelime olan  “Eleştirmek” aslına bakıldığı zaman basit ve anlaşılır bir kelime olmasına rağmen biz insanlar anlamamak veya algılamamak için o kadar çok uğraşıyoruz ki manasından uzak, zor bir durum haline getirmekteyiz.

Eleştirmek: Sözlük anlamı, bir şeye değer biçme o şeyi kıymetlendirme, doğruluğunu ya da yanlışlığını ortaya çıkarmaktır.

Kıymetlendirme aşağılama, küçültme anlamına gelmez, burada yapıcı ve yıkıcı eleştirilerden bahsedilmektedir. Ama bizler eleştiriyi sadece olumsuz anlıyoruz, olumlu bir tarafının olduğunu unutuyoruz. Bunun için eleştirilerimizde karşımızda ki kişinin olumsuz taraflarını söylerken acımasızca aşağılıyor ve küçümsüyoruz, yani kontrolsüz bir güç kullanıyoruz. Ve ne garip ki bunları yaparken hep iyi niyetle yaptığımızı karşımızdakini düşündüğümüzü iddia ediyoruz. Kişilerin yanlışlarını hatalarını görmek güzel elbette ama bu hata ve yanlışları karşı tarafa nasıl aktardığımız da bir o kadar önemlidir. Karşı tarafta olumsuz bir durum görüyoruz lakin bu olumsuz durum bizde var mı yok mu diye hiç kontrol etmiyoruz. İnsan ilk eleştiriyi kendine yapmalıdır. Kendisinin eksik ve kusurlarını görmeli ve düzeltmek için bir gayretinin olması gerekmektedir. Kendisindeki eksiklikleri tamamlayan insan eleştiri yaptığı zaman daha sağlıklı sonuçlar alacaktır. Maalesef  ‘Eleştirmeyi çok seviyoruz ama eleştirilmeye tahammülümüz yok.

Diğer taraftan insanlar şu soruların cevabını öğrenmesi gerekmektedir.

Eleştiri Nasıl yapılmalı?

-Neden eleştiri yapmalıyız?

-Yapılan eleştirilerin artı veya eksileri nelerdir?  Bu gibi soruları çoğaltabiliriz. Sorulan bu soruların bile cevabını öğrendiğimiz vakit sorunların büyük bir kısmını halletmiş olacağız.

-Eleştiri Nasıl Yapılmalı?

Eleştiri yapmanın bir üslubu ve adabı vardır. Saygı ve Adaletli olmak ilk şart olmak zorundadır. Diğer bir husus ise insanların birbirini kırmadığı, üzmediği haksızlık yapmadığı hakaret etmediği ve daha ileri bir boyut olan şiddete dönüşmediği, bir üslup çerçevesinde yapılmalıdır. Bunları diyoruz ama günümüzde başta çevremizde, sosyal mecralarda, TV programlarında gördüğümüz şahit olduğumuz eleştiriler bu çerçevenin dışında gerçekleşmektedir maalesef bu durumlar kelimenin manasını ve nasıl yapılacağını bilmediklerini gösteriyor.

Örnek verecek olursak nasıl yapılması gerektiği konusunda çevremizde muhakkak ki güzel örnekleri vardır. Ama en güzel örnek alınacak olan kişi Hz. Peygamber (sav)’dir. Bizlere insanların hata yaptıkları zaman nasıl uyarmamızı, tavrımızın nasıl olması gerektiğin en güzel şekilde öğretmektedir. Yumuşak bir üslup ile doğruyu ve yanlışı söylememiz gerektiğini ve bunu insanlar arasında en etkin rol olduğunu belirtmektedir. Bununla beraber insanların hata ve yanlışlarını söylerken toplum içinde yapmayıp baş başa kaldığımız zaman ya da kişi nazarında topluma hitap ederek söylememiz gerektiğini ve o kişiyi aşağılamayıp kendimizden soğutmamamız gerektiğinin de uyarısını yapmaktadır. Bu davranış metotları bile yeterli değil midir?

Neden eleştiri yapmalıyız?

İlk amacımızın doğruyu ya da yanlışı, haklıya ve haksızı ortaya çıkarmak için yapmalı. Çünkü fikirlerimizi düşüncelerimizi ileri nesillere sağlıklı bir şekilde ulaştırmak veya günümüz sorunlarını çözmek için olmalı. Unutmayalım şuan düzeltmediğimiz sorunlar ilerde daha büyük sorunlara yer açacaktır! Bu sorunları çözmek ve geleceğimizin inşasın da daha sağlam fikir ve düşüncelerin olmasını istiyorsanız. Sorunlarımıza yıkıcı değil de yapıcı bir yaklaşımla baktığımızda gelecek inşası sağlam temeller üzerine kurulmuş olacaktır.

Ve biz insanlar bu erdemli olma davranışını göremiyoruz. “Haklıya haklısın deme yüceliğini gösteremiyoruz!

Yıllar önce bir söz okumuştum, “Basit bir insan en küçük bir eleştiriye çıldırır ama Akıllı insan ise kendisini eleştirenler, kendisi ile tartışanların düşünceleri kapmaya çalışır.”

Bizler akıllı insan olmak zorundayız, Bizim ümitlerimiz hedeflerimiz var geleceğimiz için, Basit insanların gelecek konusunda ümit ve beklentileri olmaz.

Ve son olarak diyorum ki

“Kırılmamak için Kırmamak lazım”…

Yorum Yok

Yorum Yaz