Kendini Uzaklarda Arayan Kadın

Kendini Uzaklarda Arayan Kadın

Belki yakınlarda olunca kaybetmiştir.
Düşmüştür bir düşün peşine.
Çocukken çok düşmüştür yoksa neden bu kadar düş var beyninde?
Unutmuştur yazmayı uzun bir süre.
Beklemiştir.
Gidememiştir yahut dönememiştir adını bilmediği yerlerden.
Bulmuş olsa gerek kendini kendi içinde.
Çünkü soğuktur ruhsuz sokaklar.
Biraz da yağmur yağmış ve hazırlıksız bir valiz yanına almıştır.
Mevsim yaz da olsa üşümek bazı şartlarda farzdır.
Çünkü o ateşi özde yakmadan asıl ruha nasıl dokunulur.
Uzaktaydım bu sefer çokça ama yetmiyordu.
İçimde yanan ateşe odunlar atıyordum.
Yandıkça sönüyor, sönerken kaldığım yerden yeniden tutuşuyordum.
Çok sonraları anlayacaktım,ölmeden ölmeyi,küllerden güle dönmeyi.
Bir zaman gül için dara düş olup yâra yaren olmayı.
Hepsini öğrenecektim.
Ama vakti değildi.
O esir olduğum nasip vaktini beğenmedi.
Ruhunu arayanlar,yolları ruhuyla arşınlayanlar gibi yazın donup kışın yanacaktım belki.
Nasıl bir od ki beni bana getirecekti.
Öyle de oldu.
Şimdi akacağı yatağa güvendiğim suyun huzurundan yazıyorum.
Bir yüzünü özüne sıvamış bir sıfattan.
Acıdan kaçmadan, yolları uzatmadan,sınavına kucak açan,mükafatını alan peygamber olan kadınlardan.
Ortak bir paydadan, şifayı yaraya akıtan Hakk’ın verdiği bağrından..

8

Yorum Yok

Yorum Yaz