Kendine Dokun

Kendine Dokun

İnsanlığı susturmak istiyorlar. İçimize sindirmeye çalışıyorlar bazı şeyleri, ta içimize. ‘Sen kadınsın.’ başlığı altında sömürüyorlar cinsiyetimizi.
Yemek yapmak, temizlik yapmak zorundasın. Evde her şeyin yerini bilmek zorundasın. Akşam eve girme saatinde evde olmak zorundasın. Çalıştığın kurumda işine kendini vermek zorundasın. Uygun kıyafetler giymek zorundasın. Çocuk doğurup büyütmek zorundasın. Çocuğun öğrenim gördüğü yerde veli olmak zorundasın. Biten yemekten, ağlayan çocuktan, kapanmayan perdeden sorumlusun. Ne çok zorunda olan bir cinsiyet bu kadın olmak. Kadın ve erkek bir şeyleri yapmak zorundasın başlığı altında köleleştirilmemelidir.
Dünya dillerinde var olan cinsiyetçilik onların toplumuna dahil olmamıştır. Oysaki güzel Türkçemizde cinsiyetçiliği belirten ifade yoktur. Toplumun belirlediği kalıp yargılar bizi ayırmaktadır. ‘Güzel kadın’, ‘Yakışıklı bey’… gibi ifadeleri çok masumdur aslında. Ama toplum küçük yaşlardan itibaren bu masum ifadeleri aykırılaştırarak bizi bizden ayırıyor. ‘Sen erkeksin yaparsın. Sen kadınsın yapamazsın.’ gibi kalıp yargılarla yetiştiriyorlar yeni fidanları. Doğumun ve ölümün cinsiyeti olmadığı dünya da herkes eşittir. Ölürken bu kadındır şu toprakta yatsın, bu erkektir bu toprakta yatsın demediğimiz gibi hayatta yaşarken de bu ayrılıklardan kaçınmalıyız.
Çocuklarımızı yetiştirirken teyze anne yarısıdır, amca baba yarısıdır diyerek büyütüyoruz. O zaman anne babadır, baba da annedir. Bir erkek bir kadın ifadesi sadece ifade de kalmalıdır, bedenlerimiz de değil.
Güçlü olan insandır. Erkekler kas yapısıyla, kadınlar annelik iç güdüsüyle güçlüdür. Aslında güçlü olan insanlıktır. Erkekler doğumdan itibaren bu toplumda değer görürken, kadınlar her çağda değersiz görülmüştür. Şimdi ki çağ da ise erkek ve kadın ayrımı yapılmamalıdır. Fiziksel görünümümüz, biyolojik durumumuz, duygusal yönümüz insanca olmalıdır. İnsan olduğumuz için ağlamalı, insan olduğumuz için gülmeliyiz. İnsan olduğumuz için…

Şimdi kendine dokunma zamanı. “Sen kadınsın.” ifadesiyle küçümsenmeye çalışılan cinsiyetin altında “Ben kadınım.” İfadesiyle yola çıkmalıyız. Ben bir tabiatın varoluşuyum, deme zamanı. Aynanın karşına geçip ‘Ben yapabilirim.’ ifadesine inanma zamanı. Göz altı torbalarını, kırışan göz kenarlarını severek başladığın bu yola “Merhaba” kelimesini bırakmalısın. Bırak kalsın tabakta yemek, ütülenmeyen gömlek. Sen kendine dokun.

8

Yorum Yok

Yorum Yaz