Kendimde Değildim Buraya Geldim

Kendimde Değildim Buraya Geldim

Fark ettim ki, belli dönemler çok yazılmış, ruhtan akıtılmış yazılar, bir bakıyorum aylarca anlatılmamış zamanlar. Ne bu? Nasıl bir sevdasızlık? Nerden kaçıyoruz da kime sığınıyoruz? Sessizlik bu kadar kolları şefkatli bir diyar mıydı? Kim buldu? Bulunan bir şey miydi yoksa kaybedilen şeylerden sonra mı gelirdi?

O bana gelmeden ben ona gittim. Çok fazla yol kat ettim. İçim de o biçim. İki kişiydik ama çıt çıkmıyordu. Çocukluğumun fıkrasıydı, adı söylenirse bozulurdu. Anlaşmak için konuşmaya gerek yoktu. Yorgundu ama koşmuyordu.
Bu kadar hissiyat yeterdi. Düşünmeden, süzmeden, süzdürmeden bir şeyleri akıtmak gerekti. Bir de “Büzdürmeyin!” vardı, en çok kendinizi. Sıvı halde de değildi, bulunduğu kabın şeklini almaya da gelmedi. Sahi yazmak neydi?
Sessizliğim başka bir sessizlikle burada da sona erdi.
Sıradaki tonsuzluğa geçebiliriz. Çocuk sesinden yoksunluğa. Varım da yoğum da çocuk ruhumda. Nerede susuyorsak orada güzeliz !

Fotoğraf: Transilvania University/Romanya, Mart 2017

6

Yorum Yok

Yorum Yaz