Kalbindeki Karanlık

Kalbindeki Karanlık

Gözlerinde ıhlamurlar döküyor yapraklarını,
Kalbin bedenimi ince bir sızı ile sarıyor.

Dışarıdaki soğuk sert rüzgar,
Denizin hırçın dalgaları…
Sanki gökyüzü saklamış da her damlasını;
Öylesine sert üşütüyorken yağmurları tenimi,
Yerini tutar mı bunca fırtına;
Kalbimde yok oluşunun acısını.

Kupkuru bir ağaç, kırılıyor kökleri.
Suya muhtaç ama bulutlar korkutuyor dallarını.
Yok oluşu korkuya tercih eden bir ağaç düşün;
Güneş batmadan, gece korkunçluğuyla etrafını sarmadan, Suya muhtaç kalmadan bir anda kökünden kopmak isteyen bir ağaca,
Toprağa yükmüş gibi geliyor dökülen her yaprağı.

Ruhum kayıp, iki kişisin şimdi içimde.
Biri gülüyor; içimde yeni bir çocuk doğuyor.
Diğerinin hırçın, soğuk ve donuk kalbi;
Ayırt edemiyor ne seni ne beni.
Çocuk ölüyor.
Bedenim yaşıyor.

Kalbine kök salmak isterken,
Uzattığım elin gölgesi yaralamaya hazır bir hançer gibi gözlerinde.
Oysa içimdeki çocuğun cesedi gözlerimde bir gölgeyken;
Görmedin mi ölürken ki çığlıklarını?
Seninle ölen bir çocuk, uzatır mı yaşam ararken bir hançer sana?
Düşünmedin.

Şimdi bir yıldız gibi kayıp gidiyorsun, güneşten kaçarcasına, güneş olduğunu bilmeden..
Kayboluyorsun gökyüzünde.
Kendine uzaktan bakmaya cesaret edemeden..

Hayatım seni özleyecek kadar uzun
Beklemeye yetecek kadar kısa değil.

Özlem biter, sende gelmeyeceksin.
Bazen bir nokta anlatır ya her şeyi,
Bir noktanın konduğu yerdesin.

22

2 Yorumlar

  1. Gizem Sezer
    8 Haziran 2019
    • Rabia Toygan
      8 Haziran 2019

Yorum Yaz