İvan Ayvazovski

İvan Ayvazovski

“Resim, kelimeleri olmayan bir şiirdir.”

Horace

Romantik Rus Ressam yoksul bir ermeni ailesinde, farklı kültürleri barındıran bir şehir olan Feodosia’da dünyaya geldi. Hovhannes Gaivazovski çok yetenekliydi daha çocukken kendi kendine keman çalmayı öğrendi. Alexander Kaznacheev onun ilk hocası oldu. Ona boyalar ve kağıtlar temin etti. Daha sonra henüz gerekli yaşa gelmemiş olmasına rağmen burs kazanarak Hovhannes Gaivazovski diğer adıyla İvan Ayvazovski, Güzel Sanatlar Akademisine kabul edildi. 1833 yılında St. Petersburg’da Akademi’ye başladı. Bu sırada yaptığı resimden birine gümüş madalya verildi daha sonra altın madalya da aldı.

Ayvazovski yeteneği sayesinde akademiyi 2 yıl erken bitirdi. Önce Kırıma sonra da 6 yıl boyunca yurtdışına gönderildi. Kırımda deniz manzaralarıyla ilgilendi. 2 yıl kaldıktan sonra Roma’ya gitti. Seyahat sırasında N. Gogol ile buluştu. Birlikte yolculuk ettiler.  Floransa ve Venedik’i ziyaret ettiler ve Rusya’ya döndü. 1844 yılında Rus Deniz Kuvvetleri Genelkurmay Başkanı Ressamı oldu. 3 yıl sonra St. Petersburg Sanat Akademisi Profesörü unvanını aldı. Fransa’daki Louvre Müzesi’nde resimleri sergilenen ilk Rus Sanatçı oldu. Roma, Paris ve Amter Sanat Akademisi’nin onursal üyesi olduğu gibi bir sanat koruyucusuydu.

Deniz Ressamı olarak da bilinen Ayvazovski’nin çalışmaları sadece deniz ve savaş manzaralarıyla sınırlı değildir. Çeşitli tarihi resimleri de vardır. Tablolarının çoğunu ise doğayla iç içe değil atölyesindeyken yapmıştır. Güçlü bir hafızası vardı. 6.000’den fazla resmi bulunmaktadır, 120 kişisel sergi açmıştır.  Bir tuvali yapmak için ise on günden fazla zaman harcamamıştır.

Birçok insanla tanışma fırsatı bulan ressam, Roma’da İngiliz romantik ressam Turner’la tanıştı. Puşkin ile iyi bir arkadaşlığı vardı. Onunla bir sergide tanışmıştı ve deniz kenarında Puşkin’in birkaç resmini yaptı.

Ayvazovski kitap okumaktan pek hoşlanmazdı. Tarih ve arkeolojiye düşkündü.  Ressamın kardeşi Kapriyel Ayvazyan başpiskopos (Katoliklerde, piskoposların başı olan din adamı.) ve seçkin bir tarihçiydi. Hayatı boyunca en sadık arkadaşı ise kemanı oldu. Çok zengin değildi. Ancak Ayvazovski kazandığı parayı sadece ailesine göndermiyordu Feodosia’da galeri, okul ve bir müze inşa etti. Ayrıca Dzhankoy’da demiryolu rayının döşenmesine katkıda bulundu.  

Dünyanın birçok şehrine bulunan ressam Süveyş Kanalı’nın açılışı sırasında Mısır’daydı. İstanbul’u ise 8 kere ziyaret etti. İkinci ziyaretinde I. Sultan Abdülmecid IV. Derece Nişan-ı Ali ile ödüllendirdi. Daha sonra Sultan Abdülaziz onun resimlerinden öyle çok hoşlandı ki İstanbul ve Boğaz manzarasına sahip 10 tual sipariş verdi. Ama bu tuvallerin sayısı yaklaşık 30’u buldu. Bir yıl sonra ressam, sultana şimdi Dolmabahçe sarayında bulunan iki tablo hediye etti. Osmanlı sultanlarından Abdülmecid, Abdülaziz ve II. Abdülhamit, tarafından saray ressamı olarak himaye edildi.

İki kere evlendi. İlk evliliğinden 4 kızı oldu. 12 yıl sürdü. Ayvazovski hayatının çoğunu Kırımda geçirdi. İlk karısının St. Petersburg’da yaşama isteği yüzden anlaşamadıları için boşandılar. İkinci karısı ile 65 yaşında evlendi ve Ayvazovski’den 40 yaş küçüktü.

Ayvazovski 19 Nisan 1900 yılında Feodosia’da beyin kanamasıyla aniden öldü. Ermeni kilisesi Surb Sarkis’e gömüldü.

Dokuzuncu Dalga

Dokuzuncu dalga onun en önemli eserlerinden birisidir. Resimde batmış bir gemiden geriye kalan ana direğin bir parçası bulunmaktadır. Resimde sekiz küçük dalgadan sonra dokuzuncu dalga ve sonra onuncu ve on birinci dalga gelmektedir. İnanışa göre dokuzuncu dalgayı aşabilen gemiler Tanrı’nın yardımıyla kurtulur. Resmin karanlık atmosferine rağmen doğan güneş resme aydınlık bir hava ve umut vermektedir. Resimde zıt renklerin kullanılmasına rağmen ressamın yeteneği, oluşturduğu denge ve uyum göze çarpmaktadır.

35

7 Yorumlar

  1. Merve
    18 Mayıs 2019
  2. Berna
    18 Mayıs 2019
  3. Gulsat
    18 Mayıs 2019
  4. Fatma Çelik
    18 Mayıs 2019
  5. Gulsat
    18 Mayıs 2019
  6. Hatice
    18 Mayıs 2019
  7. Ali Dinç
    18 Mayıs 2019

Yorum Yaz