İhtiyar Adam

İhtiyar Adam

    Gidebildin mi iz bildiğin o yolları? Soruyorum, cevabını bildiğim soruları peş peşe.  Aradan yıllar geçse de bıraktığın o tozlu duvarlar her günümü sabah etti benim. Sabah dediğime bakma ihtiyar adam, sen gittikten sonra doğmadı güneş yüzüme. Yüzüm sana dönük kaldı, o günkü gözlerim yolunu beklemekten ihtiyarladı. Sen giderken ben bakakaldım o kiraz ağacının altında. Ağacın gövdesine kazıdığımız baş harfleri hala duruyor. Üstü çizilmiş lakin ben her yıl gittiğin gün oraya gider durur oldum. Ağaç oksijen yerine senin kokunu bırakır oldu havaya. Hava bir an da 18 yaşım oluyordu. Hava bir an sen oluyordun. Geçen zaman bu havayı hiç değiştirmedi ama sana devrim yapmış zaman. Sen benden gideli senden vazgeçtin. Sen olan her şeyi o ağacın toprağına bıraktın ve gittin. Ağaç seni büyüttü kollarında, sen dökülen çiçekleri oldun her hazan vakti. Sen gittin diye mi, senin gidişine bana mı üzülür mü oldu bilemedim. Bilemediğim çok şeyler oldu senden sonra. İhtiyar adam gençliğini serdi o toprağa, çiçeğini susuz, yaban ellerin koynuna bıraktı. Neden bıraktı? Niçin bıraktı? Bu sorular hala meçhul yolcu kafamda. Meçhul demişken senin lügatinde var mı bilinmezlik? 

    Batırdığım günleri saysaydım eğer rakamların yan yana gelişi buna darılırdı. Şimdi zikretsem adını adındaki sesler hasret türküsünü çalardı plakta. Duydum ki diye başlayan cümleleri sana sarf etmek isterdim lakin gittin gideli ne bir haberin geldi ne bir sesin. Yaşlanan sesini elimin üstüne alıp öpemediysem seni alan yolların değil suçu bu senin kusurun. Kusurun gitmek, yâre bir selam göndermemek, bekle diyememek…  Oysa bekle deseydin kiraz ağacını şen ederdim. Döken çiçekleri eteklerime toplayıp sana göndereceğim mektup zarflarının içine yerleştirirdim.  Diyemedin ihtiyar adam. Yılları yırtık bir çuvala koyup yokuştan aşağı yuvarladın. Yokuş engebeli, yokuş geri çıkılmaz. Yokuşun sesi kısılmış, yıllar onun sessizliğine hapsetmiş kendisini. Şimdi duyabilsem o sesi tanıdık bir yabancı gibi. Belki sesin toprak olmuştur, topraktan ses geçiyor muydu sahi?

    Gidebildin mi iz bildiğin o yolları? Soruyorum, cevabını bildiğim soruları peş peşe.

    Gittin.

13

Yorum Yok

Yorum Yaz