İDEA

İDEA

Şimdi size iki çeşit insan göstereceğim. Birincisi idealar hakkında en ufak bir ideası bile olmayan ikincisi ise kendi idealar dünyasında yaşayan insan. İşte bu iki insan ne tür bir yanlışın içinde olduğunu fark edemeyen hatta ve hatta hayatını iyi bir şekilde yaşadığını zanneden insanlardır. İlk insan hayatı tamamen olduğu gibi kabullenen kendi önüne sunulan ve etrafında gördüğü olayları hiç sorgulamadan doğalcı bir yaşam süren, düşünme yetisini kaybetmiş gibi yaşayan, yarını yarın olduğu için değil yaşayabildiğini bilmek için yaşayan insandır. İkincisi ise idealar dünyasını şuan yaşadığı dünya zanneden ve bütün varlıkların sadece kendisi için yaratıldığını bilinç altında maddeci bir şekilde düşünen, hayattan zevk alma muhtevasını maximuma çıkartmak için, optimum idealar aramak yerine nasıl olsa idealar dünyasındayım diye düşünerek yarını düşünmeden, günü ve anı yaşayan insanlardır. İdealizm; gerçekçilik, doğalcılık ve maddeciliğe karşı olarak bilince ya da maddi olmayan zihne yönelik dünyamızı yönlendirmiştir. Doğadaki her şey aslında tek bir gücün yani asıl gerçeğin geçici görünümüdür ve aklın bu asıl gerçeğe ulaşması olanaksızdır. Yaşadığımız dünya da düşündüğümüz bütün fikirler tek bir gerçeğin yorumlaması “doğrular” olarak karşımıza çıkar. Bütün fikir ayrılıkları gerçeğin bize vermiş olduğu özgür düşünebilme esareti adı altında ortaya çıkar. Oysaki kelime kökeni Yunancada düşünce ve fikir olan bu kavram, yansımaların insanları çok kolay kandırdığını ve bu yansımalar karşısın da yeni idealar ortaya atmasını yani asıl gerçekleri düşünerek bulması gerektiğini savunur. Kısacası Platon’un dediği gibi gözümüzü kapattığımızda dünya yok, açtığımız da vardır.                       

Yorum Yok

Yorum Yaz