Eğer

Eğer

Eğer mümkün olsaydı yeni bir şeyler söylemek ya da en azından sana bir şey söyleyebilmek mümkün olsaydı, hiçbir şey olmayacaktı belki ama en azından sana söylemiş olsaydım, yani bir şey olmuş olsaydı… Nalan diye bağırabilseydim, hiç değilse Nalan diyebilseydim… Gittiğinde beni en uzak yerde, en yabancı bırakmasaydın; ne yapacağımı, nasıl yaşayacağımı, bak şu yolda bile nasıl yürüyeceğimi unutturmasaydın. Sen varken güneşin her gün doğuşu bir mucize gibiydi. Bunu sana haber vermem senin de çocuklar gibi sevinmen gerekiyordu. Hiçbir şey sıradan, basit öyle alalade değildi. Her şey beni çıldırtacak derecede fevkaladeydi. Sanki kuşlar ilk defa uçuyordu, sanki gökyüzü ilk defa mavi, sanki kulaklarım ilk defa işitiyor… Bunlar basit şeyler değil Nalan. Nalan bunlar mucize! Düşünsene bu güne kadar hiçbir şey duymamışsın, sessizliğin ne olduğunu da bilmiyorsun haliyle. Hiç bilmediğin bir şeyin yokluğunu, nasıl bir eksiklik olduğunu bilmiyorsun sonra bir gün bir ses işitiyorsun. Keşke bağırabilsem sana ama insan canhıraş bir suskunlukmuş işte. Nalan yoksa sen sağır, ben dilsiz miyim? Halbuki ben daha bu gün konuştum sokaktaki çocuklarla. Belki kör olsaydın görünmez de olurdum ama vallahi varım!

Eğer seni sevmiş olsaydım, sen de beni sevmiş olsaydın. Bütün bu acıların bir anlamı olsaydı da kavuşmak bildiğimiz bir kelime bile olmasaydı. Çok mu büyük konuşuyorum? Hayır, hayır, hayır. Çok sevmek istiyorum. Çok severim bunu sen de biliyorsun ama sevmekle kalmıyor bu. Kırarım seni, incitirim, çok yaramız olur. Kalbim de bir sevgi saklıyorum ben. Hani yoksul ailelerin çocukları gibi. Yeni ayakkabılarını giymeye kıyamazlar, hatta ayakları büyür ama ayakkabı giyilmez, saklanır. Hani müze eşyası gibi. Annelerin dokunmadığı çeyizleri, kullanmadığı porselen takımları… Masadaki yeni kitabı okumaya kıyamamak ya da. Fakir ailelerin sofrasında az bulunan yiyecekler mesela. Hani kimse dokunmaz ben yemesem de olur sen ye bekleyişleri. Belki sen kendin için böyle düşünmüyorsun ama ben… Anlatamıyorum, biliyorum. Ah keşke anlatabilsem. Keşke dediğim için kızarsın bana, sevdiğin bir kelime değil biliyorum. Merak etme ben kendime kızıyorum. Çok kızıyorum.

11