ÇOCUKLAR ÖLÜYOR

ÇOCUKLAR ÖLÜYOR

     “Merhaba… Ben Afrika’da açlıktan ölen Ayadole.”

   “Ben Amerika’da silah karşıtı makalem yüzünden öldürülen Sandra Parks.”

   “Ben İngiltere’de tren raylarında sebepsizce  öldürülen 3 yaşındaki James Bulger.”
   
    “Ben Türkiye’de öldürülen Leyla, Eylül, Irmak ve diri diri yakılan Gizem, Yasin …”

     “Ben Dünya’nın herhangi bir ülkesinde öldürülen tüm çocuklar. Ben öldürülen tüm çocukların hayalleri… “

       Unuttunuz… Onların hayallerini ve çığlıklarını unuttunuz. Annelerinin feryatlarını, durumu ailelerine anlatmaya çalışırken kendi çocuklarını hatırlayan polisleri, doktorları, akrabalarını.

        Kapatın gözlerinizi ve tren rayına bağlanırken çaresizce kurtulmak için çığlık atan James Bulher’i hayal edin. 3 yaşındaydı ve çaresizdi… Kendi ağırlığının milyonlarca kat üstündeki ağırlığa sahip olan bir trenin altında ölüme terk edildi.

      Açlıktan kemiklerinin her biri sayılabilen milyonlarca çocuk hayal edin şimdi de. Çamuru kana kana su diye içiyorlarken hem de. Ne kadar güzel hayalleri var belki de. Belki kimsede olmayan özel yetenekleri. Ama keşfedilmeyi değil de doyurulmayı bekliyorlar. Kimse onlara elini atmıyor ve hayalleriyle beraber yok oluyorlar. Onları özel kılan her ince detayları keşfedilemeden ölüyorlar. Sadece anne ve babalarının delirircesine attıkları çığlıkları kalıyor geriye.

     Gücünüzün yetmediği anları düşünün. Ne kadar boşlukta ve aciz hissediyoruz kendimizi değil mi ? O ortamdan veya o insandan uzaklaşmak istiyoruz o an. Çaresiz kalıyoruz. Bir de haksız yere yapılan zulüme karşı çaresiz kalıyorsak, o düğüm boğazımızda değil kalbimizde oluşuyor.

     Ben sığamıyorum kaburga kemiklerime. Ben yüreğimde çiçek açtıramıyorum açmadıkça Eylül, Leyla, Yasin, James, Ayadole ve diğer tüm çiçekler. Benim yüreğimdeki ateş sönmüyor suyla, su içemedikçe ölen binlerce cevher. Ben yüreğimi doyuramıyorum eğer doymuyorsa çocuklar. Ve Albert Camus gibi reddediyorum  çocuklara işkence yapılan bu dünyayı sevmeyi, ölünceye kadar.


1

Bir Yorum

  1. Nurhan dursun
    6 Mart 2019

Yorum Yaz