Çocuk İhmal ve İstismarı – I

Çocuk İhmal ve İstismarı – I

Çocuk Hakları Sözleşmesi, çocuk haklarının korunması amacıyla Birleşmiş Milletler Genel Kurulu tarafından 20 Kasım 1989 ilan edilen ve 2 Eylül 1990 tarihinde yürürlüğe giren, taraf devletlerin kesinlikle uymaları gereken bir sözleşmedir. Türkiye’de ise 2 Ekim 1995 tarihinde uygulanmaya başlanmıştır. Bu sözleşmenin 1.maddesine göre her birey 18 yaşına kadar çocuk sayılır. Diğer bir maddede ise; ‘Her çocuk temel yaşama hakkına sahip olmakla birlikte kamusal ya da özel yardım kuruluşları, mahkemeler, idari makamlar veya yasama organları tarafından yapılan ve çocukları ilgilendiren tüm faaliyetlerde, çocuğun yararı temel düşüncedir.’ ilkesi benimsenir.

Peki haberler neden bu başlıklarla dolu? ‘Öğretmen masasında 20 öğrencisini istismar etti.’, ’10 yaşında çocuğa istismar davasında sanığa beraat’, ’14 yaşındaki çocuk tecavüzcüsüne iade edildi’, ‘Zihinsel engelli çocuğa istismar’, ‘Almanya’daki Türk anne 9 yaşındaki oğlunu pedofillere pazarladı’, ’69 yaşındaki adamın bir erkek çocuğunu taciz ettiği anlar güvenlik kamerasına yakalandı’, ’38 günlük bebek şiddete uğrayıp cinsel istismara maruz kaldı’… Ve daha fazlasını her gün haberlerde okuyoruz. Belki de bir yakınımızın başına geliyor.

Sizleri bilmiyorum ama bu haberleri gördükçe içim yanıyor, göz yaşlarıma hakim olamıyorum. Bize emanet olan bu çocukları koruyamıyoruz. Çünkü ülkemizde yanlış bir anlayış var. Milletimiz tacize veya tecavüze uğrayan çocuk ya da yetişkin birini duyduğunda bir insanın kurabileceği en iğrenç cümleleri kuruyor. “O saatte ne işi vardı, neden yalnız çıkmış, ne giymiş, içki mi içmiş, tahrik mi etmiş, nasıl bakmış, nasıl konuşmuş, kapalı mıymış açık mıymış?” daha ne art niyetli cümleler.

Farkına varılması gereken nokta şu: “SUÇLU OLAN TECAVÜZCÜ, MAĞDUR DEĞİL! AMA TACİZCİ VEYA TECAVÜZCÜNÜN İŞLEDİĞİ SUÇLAR İÇİN KILIFLAR HAZIRLANIYOR.” Örneğin, onu giyerse tabi tecavüze uğrar iyi olmuş giymeseymiş, o saatte dışarı çıkarsa hak ediyor, babası abisi de sahip çıksaymış, içki içerse başına her şey gelir beter olsun…

Bu cümleler güneşin etrafını saran kara bulutlar sanki. Her bireyin sahip olduğu hakları, anayasa başta olmak üzere birçok kanun koruyor. Tabi bu durum buz dağının görünen yüzü. Görünmeyen yüzünde ise kaybolan deliller, sanıklara beraat kararları var. Caydırıcılık yok, ceza yok. Bu nedenle çocuklarımızı korumak bize düşüyor. Bu korumayı onlara sunabilmemiz için ihmal ve istismarın ne olduğunu bilmemiz gerekir.

Çocuk İhmali

Çocuğun bakımıyla yükümlü olan kişi veya kişilerin bu görevini ihmal etmesidir. Bu ihmal fiziksel ya da duygusal olabilir. İhmale maruz kalmış çocuklarda görülen belirtiler:

Çocuğun kötü beslenmesi, büyüme gerililiği, uykusuzluk, benlik saygısı düşüklüğü, bağlanma sorunları yaşama, akranları ile ilişki kuramama…

Çocuk İstismarı

Duygusal, fiziksel ve cinsel istismar olmak üzere üç ana gruba ayrılabilir. Duygusal istismar, en sık karşılaşılan istismar türü olmasına rağmen yasal açıdan kanıtlanması en güç olan istismar türüdür. Çocuğun ihtiyaçlarının karşılanmamak, duygusal yakınlıktan mahrum bırakmak, yalnız olduğu hissini yaşatmak, çocuğu korkutmak ve tehdit etmek, çocuğa kötü örnek olmak ve onu suça teşkil etmek, çocuk üzerinde baskı kurmak, kardeşler arası ayrım yapmak gibi davranışlar duygusal istismara örnek olarak verilebilir.

Fiziksel istismar, 18 yaşından küçük çocuk ya da gencin, bakımından sorumlu kimse tarafından sağlığına zarar verecek şekilde fiziksel hasara uğratılması, yaralanmasıdır. Bu hasar, elle ya da bir nesneyle vurularak, itilerek, ısırılarak ya da yakılarak oluşabilmektedir. Son yıllarda çocuk yaralanmalarında ve ölümlerinde rol oynayan farklı fiziksel istismar türlerinin de varlığı söz konusudur. Annenin hamilelik döneminde alkol, sigara ve madde kullanmasının çocuğun sağlığını olumsuz yönde etkilediğinden bu davranışlar fiziksel istismar olarak nitelendirilmektedir. Çocuğa yöneltilmiş olan fiziksel istismar, çocuğun fiziksel olarak zarar görmesinden çok daha fazla hasara neden olmaktadır. Fiziksel istismara maruz kalmış çocuklarda görülen belirtilerden bazıları şunlardır:

Vücudunda oluşabilecek morluk, kırık, yanık veya ısırık izleri, evde zaman geçirmekten kaçınma, yetişkinlere karşı çekingenlik, arkadaşlarına, hayvanlara ve nesnelere yönelik şiddet eğilimleri gözlenebilmektedir.

Cinsel istismar ise çocuğun bir erişkin tarafından cinsel uyarı ve doyum için kullanılması, çocuğun genital bölgesine dokunulması, ırza geçme, teşhircilik, fuhuşa zorlanması, pornografi gibi suç teşkil eden davranışlardır. Yapılan araştırmalar neticesinde, kız çocuklarına yönelik cinsel istismarın erkek çocuklara oranla üç kat daha fazla olduğu gözlenmiştir. Bununla birlikte erkek çocuklara yönelik istismarın açığa çıkma oranı kız çocuklara oranla daha az olduğu da belirtilmektedir. Cinsel istismar sık rastlanması ve etkileri uzun sürmesine rağmen çoğu zaman gizli kalmaktadır. Dikkat çekilmesi gereken nokta, çocuklara yönelik cinsel istismarı gerçekleştiren kişi veya kişilerin çoğunlukla çocuğun tanıdığı bireyler olduğudur.

Yazının devamı ilerleyen günlerde paylaşılacaktır.

6

Yorum Yok

Yorum Yaz