BİZDEN ÇOK HERKES

BİZDEN ÇOK HERKES

Sevmekten çok nefret ederek yaşıyoruz hayatı. Soğuyarak, soğutarak.. Tutunmamız gereken her bir dal da daha da açık bırakıyoruz ellerimizi. Kaybediyoruz. Kaybettiğimizi görünce kazanmaya daha çok bağlanmamız gerekirken kaybetmeye alışmayı tercih ediyoruz. Zamanla vazgeçmeye alıştırıyoruz bünyemizi.

   Nefret ettikçe hayattan, kendisi de kötü bakışlarımızı farkedip çekiyor daha çok elini eteğini bizden. Yüzleşmeye korkuyoruz hayatla. Gerçeklik perdesini açmıyoruz asla. Perde arkasından gölgeleri  izlemeye tabii oluyoruz. Biz ondan kaçarak yaşıyoruz, o da bizden.
    
   Birşeyler ters gitti mi ümitsizliğe başvuruyoruz. Ümitsizlikle atıyoruz bu hayattaki nefrete ilk adımımızı.İlk başarısızlıkta pes etmeye endeksliyoruz kendimizi. Denildiği gibi öğrenilmiş çaresizlik kapatıyor başarının açtığı her kapıyı. Yapamayacağımızı düşündükçe, zamanla düşünmeyi bile yapamıyoruz. Sonra zorlukları yenememenin sebeplerini arıyoruz.       
     Sıralıyoruz ;
Psikolojik baskılar
Maddi yetersizlik
Hayat şartları
Eğitimin eksikliği
Aile düzeni..  
      Bu listede biz hariç herşeyi bulunduruyoruz. Sorumlu tuttuklarımızı yargısız değerlendiremiyoruz.Kendi düşünce yargımızla yargılıyoruz. Herkes, herkese birşeyler yüklerken, kendi sırtına hiç birşey almıyor. En çok kendimizi eleştirmemiz gereken yerde en az kendimizi eleştiriyoruz. Bazılarımız eziliyor sorumluluk altında, bazılarımız fazlasıyla birilerinin üstünde.
 
  Hayat şartları iyi olanları kendimizden üstün görmeye başlıyoruz. Kendimizi başkasından alçakta görmekte bizi bize vurduruyor.Başarılarımızı  görememeye başlıyoruz. Zamanla kendimizi değersiz görüp ciddiye bile almıyoruz. Kendini ciddiye almayanı acımasız hayat ciddiye alır mı ? Biz kendi gücümüzün ve değerimizin üstünü örtüyoruz. Bu sayede daha çok ezilmekte kalıyor bilgilerimiz. Ne bilgilerimizi kullanabiliyoruz ne de başarıya giden yolu bulabiliyoruz. Kendimizi kendi ellerimizle yakıyoruz ve can havliyle çakmağı yine başkasına atıyoruz. Yine suçlu bir başkası oluyor.
   Kah aile eğitimimizi gereksiz infaz ediyoruz, kah ilkokul öğretmenimizi.. Yeri geliyor şanssız olmakla evreni suçluyoruz. Duvar düştü diye kızıyoruz, ben duvarı sağlam yapamadım diye değil. Daha sonra “ben hayata yenik başladım ” diyoruz ve bu sözle her defasında “hayata bir kez daha yeniliyoruz “..

2 Yorumlar

  1. Nurhan dursun
    3 Mart 2019

Yorum Yaz