Biçare

Biçare

Aynı gökyüzü altında farklı kıtalardayız seninle.
Farklı kıtaların farklı ülkelerinde soluyoruz havayı.
Pencereyi açtığımda seni soluyorum her sabah.
Her sabah sen diye uyanıyorum hayata yeniden.
Gözlerim, her akşam sen diye kapatıyor kapaklarını bu âleme.
Her tarafım sen olmuşken, içim öldü bir sabaha karşı.
Tüm dükkânlara haciz gelmiş gibi kapanmış kepenkler.
Hava küsmüş sanki ağlayan çocuğun sessizliğinde.
Sanki bayram havasında cenaze çıkmış evlerden,
Sanki aşkından kıvılcıma dönmüş bir ruh gibi ortalık.
Kalbimin kuşları Sonbaharı görmeden vefat etmiş.
Sonra…
Sonbahar düştü avuçlarıma birer birer.
Sicim gibi yağdı yazın hasretliği saçlarıma.
Sensizliğe boğuldu kafamın içindeki senlerim.
Sokak sokak gezdi yüzümün hatlarında sesin.
Sarıldı ağaçların yaprakları anne kucağı gibi.
Sensizliğin yerini almaya çalışıyor eylülün soğuğu.
Sen gibi aslında, soğuk ve nemli…
Sahi kalbin üşümedi mi bensizliğin havasında.
Ayrılığın kasveti tüm uzuvlarımı sarmış halde.
Açık bırakılan yaram kabuk bağlamamış.
Aslında, gitme vaktinin en güzel başlangıcındayım.
Ama ellerim, senin yolunu bekleyen gurbetçi misali…
Aklım göç etmeye meyilli olsa da ayaklarım mıh gibi.
Kalakaldım senli sokakların başında yalnızlığımla.
Biçare senle, biçare benle…

5

2 Yorumlar

  1. Kadir M.
    18 Mart 2019
    • Melisa Fırtına
      18 Mart 2019

Yorum Yaz