BEN’E ULAŞMAK

BEN’E ULAŞMAK

Yaşadığımız zorluklar bir merdiven gibidir aslında.  Attığımız adımlarla ne kadar yükselirsek o kadar geride bırakırız masumiyetimizi. Yalanlar, sahte insanlar, hayatla savaşmak zorunda kaldığımız ve çocukluğumuzu rahat rahat yaşayamadığımız o erken yaşlar, sorumluluklar derken nasıl büyüdüğümüzü anlayamadan yavaş yavaş sömürürüz içimizdeki çocuğu. Umut tükeninceye ve hayal kırıklıkları yüreğimizi kaplayıncaya dek çıkarız o merdiveni. Yorulup geriye baktığımızda her ayak izimiz yitip giden benliğimizden parçalar taşır. İçinde bulunduğumuz durum bir savaş gibi gelir gözümüze. Ne için feda ettim ben masumiyetimi, kendimi diye düşünmeye başlarız sonra. Yorulmuşuzdur  ve umut bir kez yitmeye başlamıştır çünkü; hayal kırıklıklarımız bir bıçak gibi saplanmıştır geçmişimize ve hatıraların acı vermeye başlamasıyla attığımız adımlar bizi yukarı mı çıkarıyor , aşağı mı indiriyor karmaşasına girmişizdir de bir kere.  Hayatın içine bir kez doğduysak anlam veremediğimiz gelecek onun için savaşlar vermemizi bekler. Nasıl yaşamalı bu hayatı, tecrübeler hangi tekrarda karşımıza çıkacak, deneyimler bizi neye hazırlar soruları bir bilinmezlik gibi kurcalar durur aklımızı. Doğru cevabı veriyor olmak kadar doğru soru soruyor olmak da önemlidir bu noktada. Çünkü basamaklarımız parmak izi gibi sadece bize özelken aynı zamanda insanı acıyla doğru orantılı bir şekilde yükselten fakat ömrümüzden ömür götüren kırılma noktalarımızdır.  Ders çıkartabildiğimiz her acıyı kabullenip kolay atlatabilirsek yaşadıklarımızı,  basamaklarımızı daha kolay çıkmayı öğreniriz. Bu bize en güzel mutluluğu, başarabildiklerimizi verir. İyi bir eş olmayı , iyi bir anne baba olmayı, yalanların bizi düşüreceğini bilerek dürüst olmayı, empati kurabilmeyi ki en önemlisi iyi bir insan olmayı öğretir.  Ya da durup sadece izleriz olup biteni. Kimimiz aklını yitirir, kimimiz yıkar geçer merdivenini. Kimimiz pes eder ve kendini atar o merdivenden. Aslında onu çıkmamızı bekleyen merdiven gücümüzün ne kadar sınırsız olduğunu göstermeye çalışıyordur bize ama acı çektirerek. Hayat bu, bir şekilde yara almadan bırakmaz bizi sonsuzluğa. Önemli olan basamakların sonunu getirebilmek. Önemli olan gücünü zaafına dönüştürmeden yol alabilmek, önemli olan kaybettiğimizi düşündüğümüz şeylerin büyümeye ve öğrenmeye başlayan biz için aslında birer fazlalık olduğunu anlayıp geleceğe yön verebilmek yeni umutlarla, hayatın gerçekliğinin içindeki hayallerle. Önemli olan o merdiveni istediğin gibi inşa edebilmek ve önemli olan kendini bulabilmek . İşte o zaman sahte olduğunu düşündüğümüz kahkahaların ve insanların yerini gerçekleri alır. Hayat bizden bunu yapmamızı bekler. Kendini bul ve yoluna bak. Yani unutulmamalıdır ki başarılarımız basamaklarımızın birer aynasıdır ve her insan kendi aynasını yaratır.

Yorum Yok

Yorum Yaz