Bal Kavanozu

Bal Kavanozu

Şimdi sen geldin avuç dolu mutlulukla,
Şimdi sen doğdun hüzünlü geceme dolunayınla.
İçim yıkık dökük hengamesini lunaparka bıraktı.
Ellerin, ne güzel de öyle toprak ananın sıcaklığı gibi.
Parmaklarının hareketi piyano da hafif hafif rüzgarlı.
Dudakların, boynumdaki kırmızı şal kadar ahenkli.
Radyodaki şarkıların ezgisi bir başka telden artık.
Bal kavanozu tezgahın sol camına bakıyor usulca.
Bardaklar sıra sıra dizilmiş daldaki kuşlar gibi,
Birtakım tabaklar serpiştirilmiş masanın üzerine.
Bakır kasedeki gül reçeli senin çehrenin tebessümü.
Masanın üstü sevginin ekmeğini yoğurmuş gibi tazeli.
Mavi tuzluk, güneşe dönük sanki havaya dökülüyor.
Minik bir balık, fanusta kıvrım kıvrım dans ediyor.
Pencere kenarı saksılar usul usul fısıldıyorlar havaya,
Baharın sesine kulak ver. ‘Sular nereye dökülüyor?’
Çiçek tomurcuklanmadan bayramlaşıyor bahar.
Panjurları çekilmemiş ev kalmamış hiçbir sokak da.
Kalbimin surlarını gökkuşağına çeviren sen,
Şimdi şeker de sensin zehr-i şeker de.

5

Yorum Yok

Yorum Yaz