Bakış Açısı

Bakış Açısı

En çok yaşayan en çok düşünendir, diyor yazar. Bu merkezi orijin cümle ile yola çıkarsak eğer, yaşam nicelik(sayısal) ile değil, nitelik(kalite) ile değer kazanır.

Kaliteli bir yaşam için çıkış noktası önemli olmak ile beraber, çıkış noktasına kazandırdığımız yeni bir bakış açısı ile yaşamımız, geri dönüşümünü pejoratif (kötücül) etkiden çıkartıp pozitif kimliğe kanalize eder.

Freud’un benlik(ego) kavramına kazandırdığı manaların ve yeteneklerin yanına bu bakış açısını kazandırmanın insan yaşamının toplum bağımsız olamayacağını ve bunun da bireyi, sağlıklı bir şekilde evrilleştirdiğini resmedecektir. Şimdi birkaç benzetmeler ile yol alacağız.

Önemli bir gerçektir bir varlığın bütünü neye ihtiyaç duyar ise en küçük parçası da aynı şeye ihtiyaç duyar. Örneğin, bir ağaç neye ihtiyaç duyar ise, onun küçük parçası yaprak veya meyvesi de aynı şeye ihtiyaç duyar.

Bundan dolayı, toplumu oluşturan birey olduğu için, toplum neye ihtiyaç duyar ise birey de aynı şeye ihtiyaç duyar. Meyvenin bakımı ağacın bakımını netice verdiğinden, insanın terbiyesi ve yeni bir bakış açısı kazandırılması da, toplumun terbiye edilmesini netice verir.

Bir diğer benzetme ise, güneşin ışığını alan çiçek kendi yeteneğine ve kabiliyetine göre güneşe ayna olur ve güneşteki güzellikleri ve gücü gösterir. Papatya güneşe yüzünü çevirdi mi, yeşil, sarı ve beyaz renklerin güneşte var olduğunu gösterir. Diğer renkler papatyada görünmediği takdirde güneşin yalnızca üç rengi bünyesinde barındırmakla sınırlı olduğunu varsaymak hatadır. Çünkü güneşteki diğer renklerin var olduğu diğer varlıklardaki renklerin güneşin doğuşu ile gözümüze resmedilmesi ile ortaya çıkar , gül’deki kırmızı renk gibi.

Bunun gibi evrensel değerler (İslam dini) ve insan işi birçok evrensel doğrular her insanda görünmediği takdirde, bu eksiklik evrensel değerlerin eksikliğinden ve yeteneksizliğinden kaynaklanmaz. İnsanların, o evrensel değerleri gösterememesinden kaynaklanır, çünkü sınırlı olan İslam veya insan işi birçok evrensel doğru değil, insanın sınırlı yetenekleriyle kendisi ve o yeteneklerin ortaya çıkmasına yardımcı olan mekanizmaların eksikliğidir.

Bu bakış açısıyla birey kaliteli bir yaşam kazanmakla beraber E.Durkheim’in da dediği gibi mekanik toplumdan organik toplum yapısına geçiş yapar ve toplumdaki her parçayla daha fazla bütünleşir ihtiyaç, karşılık bağımlılık ve iş gereksinimi dolayısıyla. Tüm bunlar ortak fayda kazanımına sebep olur ve bakış açılarının netice üzerindeki faydasını ders verir bize.

Yorum Yok

Yorum Yaz