AVRUPA’NIN KUDÜS’Ü BOSNA HERSEK

AVRUPA’NIN KUDÜS’Ü BOSNA HERSEK


Bosna Hersek Avrupa kıtasının güneydoğu, Balkan yarımadasının ise kuzeybatı köşesinde yer almaktadır.  Osmanlı devletinin 15.Yy’dan itibaren kontrolüne girmiş olup 1878’de Bosna topraklarından çekilmeye başlamıştır. Bu tarihten itibaren Avusturya Macaristan yavaş yavaş hüküm sürmeye başlamış olup 1908’e kadar artık Türk hâkimiyeti tamamen son bulduğu ve Sultan Abdülhamid’in fotoğrafları duvarlardan indirilip Avusturya Macaristan imparatorunun fotoğrafları asılmaya başlamıştır. Bu tarihten itibaren Boşnaklar çok büyük sıkıntılar yaşamışlardır.

Bosna-Sırp Savaşı

Bosna Hersek özellikle 1992 ve 1995 tarihleri arasında Avrupa’nın göbeğinde Müslüman oldukları için zulümler görmüştür. Sırplar “Büyük Sırbistan” adında bir devlet kurmayı planlamıştır.  Bosna topraklarını en fazla 15 gün içinde işgal edeceklerini planlanlayan Sırplar biran önce işgal planlarını yapmaya koyulmuşlardır. Binlerce insan kurşuna dizilmiş, aç bırakılmış, tecavüz edilmiş, yalnızlaştırılmış ve ölüme terk edilmiştir. Hiçbir savunma malzemesi yoktu Boşnakların silah, tank, roketatar, uçak, bomba… Hepsine onlar el koymuştu. Birleşmiş Milletlere başvuran Boşnaklar onlardan adaleti, hakkı, hukuku, demokrasiyi, savunmalarını talep etmişlerdir. Barışı, demokrasiyi korumak, soykırımlara engel olmak…

Toplanıp bir karar açıklayan Birleşmiş Milletler: “Savaşın üstüne savaş eklemek istemiyoruz.” deyip bir kenara çekildiler. Silah satışına ambargo koyan Birleşmiş Milletler gizliden gizliye Sırplara tüm yardımları yapmışlardır. Silahsız Boşnaklar kendi tüfeğini, kendi silahlarını üretmeye uğraşmışlardır. Şofbenden bombalar, soba borularından roketatarlar yapmaya çalıştılar. Sırplar yanlarına Hırvatları da alarak 1200 gün boyunca çocuk, kadın, bebek, yaşlı ayırmamışlardır tüm zulümlerini yapmışlardır. Büyük kuyular açıp buraya Boşnakları dolduran bomba ile toplu katliam yapmışlardır. Bu kardeşlerimizin mezarlarını Boşnaklar değil, mavi kelebekler bulmuştur. Sadece toplu mezarların olduğu yerde biten bir çeşit bitkiyle beslendikleri için bazı bölgelere kümelendikleri anlaşılmıştır. En acısı ise kadınlarımıza ve kızlarımıza yönelik tecavüzlerdir.

Bu, Sırp askerlere verilmiş olan emirdir. Sırplar onlarca tarihi eserlerimize de zarar vermişlerdir, 1300 cami NAHIT Kütüphanesi Mostar Köprüsü gibi eserlerimizi ortadan kaldırmaya çalışmışlardır. Bosna’da park görmemiz imkânsız gibi şehirlerdeki tüm parkları şehitlerimizin istirahatgahı olmuştur. Şehirdeki eski evlere baktığımız zaman Boşnakların evlerinde kurşun izleri görmekteyiz ve kimi evlerde terkedilmiş vaziyettedir.

Aliye İzzetbegoviç

En son savaş Boşnakların lehine dönmeye başlarken hem de fazla Müslüman kanı atmasın diye Aliye İZZETBEGOVİÇ “Dayton Antlaşmasını” imzalamak durumunda kalmıştır.  Bu antlaşma sonucunda; Adriyatik Denizi’ne sınır olan Bosna sadece 22 km denize sınır bırakılmıştır. Şu an ise 8 ay Sırp, 8 ay Hırvat, 8 ay Boşnak yöneticiler tarafından yönetiliyor. Ülkeyi gezdiğimiz zaman bu yönetimden ötürü gelişemediğini görüyoruz ve Avrupa’nın ne demek olduğunu onların ettikleri zulümleri daha iyi görmekteyiz. Bosna Hersek tıpkı bizim Karadeniz bölgesine benzemektedir, her tarafta ağaç, yeşillik ve çok zengin su kaynakları…

Bu güzelliklere göz diken Avrupalılar Boşnaklara kredi vermektedir ve şimdilik geri almayan bu milletler ilerleyen zaman da su gibi kaynaklarına çökmek istemektedir. Biz Türkiye olarak ise TİKA ve bazı STK’lar aracılıyla Boşnaklara yardım etmekteyiz yıkılan darma duman olan 1200 den fazla cami, medrese, tekke  gibi tarihi eserleri ayağa kaldırmış ve kaldırmaya devam etmekteyiz. 

6

Yorum Yok

Yorum Yaz